Amerikan sineması tek bir kişinin tekelinde kuruldu Thomas Edison. Edison her ne kadar bir bilim insanı ve mucit olarak tanımlansa da en az bunlar kadar bir ticaret insanıydı. İletişim cihazlarından kimyasallara, madencilikten sinemaya kadar birçok alanda buluş ve girişimleri ile ticari gelir elde ediyordu. Kinetograph Edison tarafından patenti alınmış ilk “motion picture” kameraydı. Edison’ın firmasında kendisinden başka birçok mucit daha görev alıyordu. Kinetograph’un ardından Kinetoscope ve Vitascope gibi kamera tiplerinin de patenti yine Edison tarafından alındı. Edison aynı zamanda film yapımcısıydı. Stüdyosu aralarında Sneeze (1894), The Kiss (1896), The Great Train Robbery (1903), Alice’s Adventures in Wonderland (1910), ve Frankenstein (1910) gibi klasiklerin bulunduğu yaklaşık 1200 tane filme imza attı.
“Edison Tekeli” (Edison Trust) olarak adlandırılan Motion Picture Patents Company (MPPC), sinema ile ilgili birçok lisansa ve yetkinliğe sahip bir kuruluştu. Bu kartel içerisinde Edison, Biograph, Vitagraph, Essanay, Selig, Lubin, Kalem, American Star, American Pathé, George Kleine, Eastman Kodak firmaları bulunuyordu. Bu firmalar yapımcı, dağıtımcı ve film üreticisiydi. Sinema ile ilgili demirbaş ve sarf tüm malzemelerden stüdyolara, lisanslara kadar neredeyse her şey Motion Picture Patents Company karteli altında toplanıyordu. Edison Trust Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesi’nin iki kararıyla sona erdi. 1912’de ham film üzerindeki patenti iptal edildi. 1915’te ise tüm MPPC patentleri iptal edildi. Bu kararlar bağımsız filmi yasallaştırmayı başarsa da, küçük yapımlar üzerindeki fiili yasak ve engellemeleri düzeltmek için çok etkili olmadı. Yasaların yürürlüğe girmesi sırasında Güney Kaliforniya’ya kaçan, Edison Tekeline dahil olmayan bazı küçük film yapımcıları, klasik Hollywood sinemasının stüdyo sisteminin temellerini attı. Bu yapımcılar bağımsız sinemacı olarak adlandırılan ilk topluluktu.
Birlikte hareketin sonucu olarak iki büyük yapı ortaya çıktı. 1919 yılında Mary Pickford, Charles Chaplin, Douglas Fairbanks, ve D. W. Griffith gibi katılımcılar ile “United Artists” kuruldu. 1941 yılında United Artists içerisinde Mary Pickford, Charlie Chaplin, Walt Disney, Orson Welles, Samuel Goldwyn, David O. Selznick, Alexander Korda ve Walter Wanger gibi katılımcıları olan “Society of Independent Motion Picture Producers” inisiyatifi kuruldu. Bu sinemacı grupları sadece bağımsız film çekmedi aynı zamanda bağımsız sinemanın yasal bir platformda varlığını sürdürebilmesi için önemli bir hukuk mücadelesi de verdi. 1948 yılında Society of Independent Motion Picture Producers’ın çalışmaları ile büyük stüdyoların oluşturdukları tekeller ve salon zincirlerine Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesi tarafından alınan karar ile son verildi. Bu kararların sebep olduğu kapanışlar, dolaylı olarak Hollywood’un Altın Çağı olarak adlandırılan dönemi sonlandırdı. Society of Independent Motion Picture Producers tüm hedeflerine ulaştığı için kendini feshetti.
Bağımsız filmlere veya ana akımda kabul görmeyecek konu başlıklarına özelleştirilmiş film festivallerinin ortaya çıkması ile birlikte bu konu başlıklarındaki filmlerin finansmanı, üretimi, dağıtımı ve izleyici kitlesi artış gösterdi. Filmlerin, konu aldıkları görüşün, yönetmen ve oyuncularının bilinirliği festivalin büyüklüğü ölçüsünde arttı. Aynı zamanda festivaller ve ödüller bağımsız filmlerin finansmanı için de kritik önem arz etmeye başladı.