F
150 terim
← Sinema Terimleri Sözlüğü
0-9
A
B
C
D
E
F
G
H
I
J
K
L
M
N
O
P
Q
R
S
T
U
V
W
X
Y
Z
F-Stop
Diyafram F Durağı
Bir lensin diyaframının (ışığı içeri sokan açıklık) boyutunu ölçen ölçek; yaygın f-stop'lar 1.4, 2, 2.8, 4, 5.6, 8, 11, 16 ve 22'dir; sayı ne kadar küçükse, açıklık o kadar büyük ve daha fazla ışık geçirir.
F-Stop, F-Number
Bir objektif üzerinde diyafram açıklığını gösteren rakamlar. Objektifin odak uzunluğunu diyafram açıklığının çapına bölerek bulunur. Bak. DEPTH OF FIELD, T-STOP.
Fade
Erime
Fade In/Fade Up
Açılma, Belirme
Fade Out/Fade Down
Karama, Erime
Farce
Fars
Hafif, neşeli, genellikle hızlı tempolu, kabaca komik, yapay ve 'aşırı' bir komediyi ifade eder ki bu genellikle bir durumu geniş şekilde hicveder, eğlendirir, abartır veya olası olmayan bir stok durumu aşırı bir şekilde sunar, genellikle şakalar, düşmeler ve diğer fiziksel numaralarla karakterizedir.
Fast Film
Hızlı Film
Fast Motion
Hızlı Hareket
Bir sahneyi vurgulamak veya dramatik bir etki yaratmak için kullanılan bir kamera cihazı veya efekti, sahneyi normal 24 karelik saniye hızında çalışan bir filmle çekip ardından standart hızda geri yansıtarak normalden daha hızlı hareket ediyormuş gibi bir etki yaratır; genellikle komik bir etki için kullanılır.
Fast-Cutting
Hızlı Kurgu
Ardışık hızlı çekimlerden oluşan bir film düzenleme tekniği. Bunlar, genellikle kısa bir süre için süren staccato çekimler olarak bilinir ve hızlı bir tempolu etki yaratmak için kullanılır.
Fast-Motion
Bak. ACCELERATED MOTION.
Favor On
Kamera Odak Noktası
Favor On, kameranın bir çekim içinde belirli bir konuya veya eyleme odaklandığı veya vurguladığı durumdur.
Favoring
Kameranın veya mikrofonun oyunculardan birine yakın olmasından dolayı bu oyuncuya daha fazla önem verildiği durum.
Favour On
Favoride
Kameranın bir çekim içinde belirli bir konuya veya eyleme odaklanması veya vurgulaması.
Feature (f)
Desteklemek, özel itina göstermek.
Feature (i)
En az 85 dakika süren sinema filmi.
Feature Film
Uzun Metraj Film
Tam uzunluktaki bir sinema filmi, genellikle 60 dakikadan uzun, ancak genellikle 90-120 dakika.
Feature Length
Yaklaşık 85 dakika süren sinema filmi gösterim süresi.
Featured Players
Yardımcı Oyuncu
Yardımcı rollerden birini oynayan ve jenerikte adı günlük oyuncuların adından önce yazılan ve onlardan daha yüksek ücret alan bir oyuncuyu belirtmek için kullanılan gayrı resmi terim. Yardımcı oyuncular filmin ana karakteri değildir fakat sözlü oyuncu (Speaking Cast) olarak kabul edilirler ve bütçede ve döküm sayfalarında böyle işaretlenirler.
Featurette
Kısa Film (Tanıtım Amaçlı)
1970'lerden önce genellikle bir filmin sergilenmesi için tiyatro sahipleri tarafından kullanılan bir terim, genellikle bir "yapım aşaması" veya "kulisseleri" mini belgeseli veya genellikle bir filmi tiyatrolarında sergilemek için gösterilen bir uzatılmış fragman olarak kullanılan 20 ila 45 dakika süren bir filmi ifade etmek için kullanılır. 1990'lı yıllarda ve 2000'li yılların başlarında bu özellikler genellikle DVD'lerde yayımlandı. Şu anda bu özel özellikler büyük ölçüde YouTube'da bir filmin tanıtımı için yayınlanıyor ve akış platformları ve VOD'a giden yolda tanıtım yapılıyor.
Feel Good Film
İyi Hissettiren Film
Genellikle neşeli, neşeli bir komedi veya romantizm ki sonunda izleyiciyi memnun eden bir sona ulaşır. Bazen bu terim küçümseyici bir şekilde kullanılır.
Femme Fatale
Fatal Kadın
Bir filmin karakterini tanımlamak için kullanılan bir terim, Fransızcadan kelime kelime "ölümcül bayan" anlamına gelir.
Field of View
Görüş Alanı
Kamera objektifinin görüş açısı.
Fill
Amors
Bir plan veya ses şeridi eksikse, ses eşlemesini bozmamak için kurguda onun yerine iş kopyasına eklenen boş film parçası.
Fill Light (Filler Lights)
Dolgu Işığı
Gölgeleri aydınlatmak ve bazen ana ışığın yarattığı sert aydınlatmayı yumuşatmak için kullanılan lambalar.
Film
Film
1) Sinemada gösterilen film.
2) Fotoğraf görüntüleri saptamak için kamerada, saptanmış görüntüleri perdeye yansıtmak için de projektörde kullanılan, asetat tabanlı, bir yanı duyartabaka kaplanmış, hareketini sağlayan tamburlardan geçmesi için kenarları delikli şerit.
Film Archive
Film Arşivi
Film koleksiyonlarının depolanıp korunduğu ve araştırma ve diğer amaçlarla filmlerin seyredilebildiği yer.
Film Cement
Film Yapıştırıcı
Bir yapıştırıcı değil, aslında iki film parçasını eriten ve birleştiren bir kimyasal olan bir sıvı.
Film Clip
Bir filmden alınan ve reklam, tanıtım gibi amaçlarla kullanılan kısa bölümler (That’s Entertainment’ filmindeki gibi).
Film Conventions
Film Konvansiyonları
Bir filmin içindeki birçok öğe (müziğin kullanımı, ses, setler, kostümleme, senaryo yazma, kamera açıları, çerçeveleme, çekim süresi, bir karakterin hareketleri vb.) bir 'dil', 'gramer' veya kodu konuşur ki, kullanıldığında film yapımcısı izleyiciye hikaye ve karakterler hakkında daha fazla bilgi edinmelerine yardımcı olur.
Film Gauge
Film Kalınlığı
Bir kamera kullanılan bir film şeridinin (milimetre cinsinden) genişliğini ölçen bir terim.
Film Grain
Film Tanesi
Bir filmin emülsiyonunda veya kaplamasında bulunan ışığa duyarlı bir malzeme. Bu, ince taneli bir estetik oluşturur, daha fazla ışıkta film yapmak için gereklidir veya düşük ışıklı sahneler için tercih edilen iri bir estetik oluşturur.
Film Leader
Amors
Film Loader
Kamera kasetlerini doldurup boşaltmakla görevli kamera ekibi elemanı.
Film Magazine (Magazine)
Kaset
Film Music
Bak. SCORE.
Film Noir
Film Noir (Karanlık Film)
Fransızca bir kelime olan "siyah film" anlamına gelir. 1940'larda karanlık konuları, kasvetli tonları ve düşük anahtar aydınlatması ile popüler olan bir türdü. Genellikle baş kahraman bir anti-kahraman veya özel dedektifti. Maltese Falcon bir film noir örneğidir.
Film Plane
Kamera gövdesinin dışında, bir halkanın merkezinden gecen dikey bir çizgiden oluşan bir sembolle belirtilen filmin kızaktaki konumu.
Film Speed
Film Hızı
Verilen bir film stokunun uygun pozlama için ışığa duyarlılığı. Bu, emülsiyondaki gümüş haloitlerin boyutunun bir sonucudur, tane ne kadar büyükse, pozlama için daha az ışık gereklidir. Film stokları genellikle hızlı veya yavaş olarak adlandırılır, hızlı bir film büyük taneli ve daha az ışık gerektirir, yavaş bir film ise daha küçük taneli ve daha fazla ışık gerektirir.
Film Stock
Film Stoku
Bir filmin ölçüsü veya boyutu ve film hızına atıfta bulunur. Ayrıca, fotoğrafik görüntülerin daha sonra depolanacağı kullanılmamış, pozlanmamış filmi ifade edebilir. Farklı film stokları arasında tungsten ve gün ışığı bulunmaktadır.
Film Stock/Raw Stock
Ham Film
Pozlanmamış ve yıkanmamış film.
Film Within a Film
Film İçindeki Film
Özellikle bir filmde bir film olma anlatım yaklaşımı; bazı durumlarda karakterler 'film içindeki film'in farkındadır ve dördüncü duvarı kırar ve içine girer veya etkileşimde bulunur, ayrıca bir alt film veya resim içinde resim olarak da adlandırılır.
Filmic
Bak. CINEMATIC.
Filmmaker
Film Yapımcısı/ Yönetmen
Bir film yaratımı üzerinde önemli bir derecede kontrolü olan bir kişi veya kişiler için kullanılan genel bir terim.
Filmography
Filmografi
Oyuncuların, yönetmenlerin veya diğer ekip üyelerinin işlerini içeren geniş kapsamlı (genellikle yıla göre kronolojik) bir liste; ayrıca belirli bir tür veya konu için filmlerin bir listesi olabilir.
Filter
Filtre
Kameranın veya baskı makinesinin objektifi önüne konduğunda, tayfın belirli dalga boyundaki bölümlerini emen, renk dengesizliğini düzelten veya ışığı dağıtan şeffaf, beyaz veya renkli, cam veya jelatin levha.
Filter Factor
Filtre Faktörü
Filtre kullanılmayan durumda belirlenen doğru pozlamanın, filtre kullanıldığı zaman da elde edilebilmesi için çarpılması gereken rakam. Filtrenin ışık emici özelliğinden dolayı pozlamanın bu oranda arttırılması gerekir.
Final Cut
Son Kurgu
1) Kopyaların basılmasında kullanılacak negatifin kesimi için örnek olacak iş kopyasının kurgulanmış son hali.
2) Bir yönetmen veya yapımcının kontratı tartışılırken, gösterime girecek kopyaların şekil ve içeriğinde kimin söz sahibi olacağını belirten madde. Bak. WORK PRINT, DIRECTOR’S CUT.
Financing
Finanse Etmek
Bir film projesi için parasal destek.
Financing Entity
Bir filmin yapımı için para ödeyen kişi veya şirket.
Financing Fees
Projeyi finanse eden kişi veya şirkete ya da bu finansı sağlayan kişiye ödenen para. Bak. EXECUTIVE PRODUCER.
Fine Cut
İnce Kurgu
İş kopyasının, kaba kurgudan sonra daha geliştirilmiş kurgusu. Bak. EDITING.
Fine Grain
İnce Gren
1) Bir tür duyartabaka.
2) Dup negatif üretiminde kullanılan ve duyartabaka hızı değil, netlik kalitesi önemli olan bir siyah-beyaz pozitif.
First Assistant Cameraman
Birinci Kamera Asistanı
Kamera malzemesinin sağlıklı durumda olmasından sorumlu, objektifleri takıp çıkaran, kamera veya oyuncu hareket halindeyken net takibini (mizopuan) yapan, oyuncunun duracağı yerleri işaretleyip, bunların kameraya uzaklığını ölçen ve net ayarlarını buna göre yapan kamera ekibi elemanı. FIRST ASSISTANT DIRECTOR BİRİNCİ YÖNETMEN
First Cut
Bak. Director’s Cut.
First Dollar
Bir filmin, gösterimden sağladığı ilk kazancı belirten terim. Brüt kâr ortakları ve dağıtımcı, bu paradan kendi paylarını alırlar. Net kâr ortakları ise, film maliyetini kurtarana kadar beklerler.
First Draft
İlk Taslak
First Run
İlk Gösterim, Birinci Vizyon
Fish-Eye Lens
Balık Gözü Lensi
Konuları ultra geniş açılardan filme alan aşırı bir lens türü. Ayrıca, neredeyse sonsuz bir derinlik alanına sahip, lineer boyutları bozan, pratikte sıfır bir odak noktasına sahip olan bu lensin özelliklerine de sahiptir, bu da daha kavisli bir görüntü elde eder.
Fish-Out-of-Water Story
Suda Balık Olmayan Hikaye
Genellikle komik olan bir filmde, ana karakterin yeni veya tanıdık olmayan çevrelerde veya durumlarda 'kültür şoku' ile yüzleştiği bir hikaye.
Fisheye Lens
Balıkgözü
Fishpole
Üstünden mikrofonlar sarkıtılan uzatma çubuğu. Bum kullanmaya uygun olmayan yerlerde işe yarar.
Fixed Focal Length Lens
Sabit Odak Uzunluklu Lens
Prime Lens olarak da bilinen sabit odak uzaklığı lens.
Flack
Reklam görevlisi, basın ajanı için argo terim. FLAG
Flag
Flama
Tüm farklı boyutlarda ışığı engellemek için kullanılan bir metal çerçeveye gerilmiş siyah, ışığı emen bir bez (duvetyne).
Flange
Flanş
Kurgu odasında film bobinlerinin düzgün sarılmasını kolaylaştırmak için anrulöze takılan madeni veya plastik disk.
Flare
Refle
Parlak bir cisimden kaynaklanan ve görüntüde hale oluşmasına sebep olan parıltı. Mat sprey kullanarak giderilir veya azaltılır. Bak. BLOOM.
Flash (f)
Özellikle gölge alanlardaki pozlamayı arttırmak için pozlanmamış filmi çok kısa bir süre, çok zayıf bir ışığa göstermek. Bu işlem, kontrastı azaltır. Genellikle laboratuarda yapılan hassas bir işlemdir.
Flash (i)
Flaş Plan
Dramatik etki için kullanılan çok kısa bir plan.
Flash Frame
Flaş Kare
Genellikle tek bir kare kadar kısa bir çekim veya görüntü, neredeyse algılanamayan veya bilinçaltı olan, bir şok veya ani dramatik etki yaratma niyetiyle iki diğer çekim arasına eklenir.
Flash Frames
Start / Stop Kare
Flash in the Pan/ Fifteen Minutes of Fame
Kısa Süreli Başarı/ 15 Dakikalık Şöhret
Altın arama deneyiminden elde edilen geçici, geçici başarı veya tanınma. Pop sanatçısı/resim sanatçısı Andy Warhol, 1960'ların sonlarında, herkesin 15 dakikalığına ünlü olabileceğini ve bir 'taçlandırma anı' yaşayabileceğini öngördü.
Flash Pan (Swish, Whip Pan)
Yıldırım Pan
Flash-Forward
İleri Zaman Flash'ı
Bir geriye dönüşün zıttıdır. Hikayenin doğal sırasını keser ve gelecekte ne olacağını gösterir. Bir flash-forward aynı zamanda geçmişten günümüze gidebilir.
Flashback
Geriye Dönüş, Flaşbek
Flashforward
Dramatik etki amacıyla veya hikâye gereği, olayların kronolojik sırasında geleceğe doğru yapılan sıçrama.
Flat
1) Negatifte veya Kopyada kontrastı veya alan derinliği çok az olan görüntü.
2) Bir setin hareketli geniş bir bölümü.
Flat Print
Düz Kopya
Normal projektörler için basılan standart kopya. Karşıtı, sıkıştırılmış kopyadır. Bak. ANAMORPHIC LENS, WIDE SCREEN.
Flat Rate
Götürü Ücret
Bir hizmet karşılığı ödenen sabit ücret. Gündelik veya haftalıktan farkı, fazla mesai ödenmemesidir. Bir yapımcı, mesailerle uğraşmaktansa, pazarlıkta ücretleri götürü tespit etmeye çalışır.
Flatbed
Movioladakinin tersine, film ve ses bobinlerinin yatay olarak geçtiği kurgu masası. Birden fazla bobini eşzamanlı geçme olanağı sağlar. Bu tip masalarda en tanınmış markalar STEENBECK ve KEM’dir.
Flatness of Field
Alan Düzlüğü
Bir negatifin merkezinde ve kenarlarında aynı keskinlikte görüntü veren bir objektifin kalitesi.
Flex-Fill
Esnek Dolgu
Kullanılmadığında katlanabilen esnek bir halka üzerine monte edilmiş yuvarlak bir kumaş yansıma kartı.
Flicker
Obtürasyon, Kırpişma
Bir film saniyede 24 kareden düşük bir hızla gösterildiğinde meydana gelen can sıkıcı durum. Bak. PERSISTENCE OF VISION. FLOODLIGHT (FLOOD)
1) Bir setin geniş bir bölümünü aydınlatan çok güçlü ışık kaynağı.
Flood Light
Sel Işığı
Bir sette genel yayılan ışık sağlayan lamba.
Floor
Plato
Bir sesli stüdyonun (SOUND STAGE) çekim yapılan bölümü.
Flop/Bomb
Başarısız Film/ Buz Gibi Düşmek
Gişede başarısız olan bir film.
Fly
1) Bir setin üstünde iplere asılı dekor.
2) “Bu iş olacak mı, yürüyecek mi?” (Do you think this deal will fly?)
Focal Length
Odak Uzunluğu
Bir merceğin merkezi ile uzaktaki bir cismin görüntüsünün berrak olarak belirdiği kritik odak noktası arasındaki uzaklık. Odak uzunluğu ne kadar kısaysa, görüş açısı o kadar geniştir.
Focal Plane
Odak Alanı
Bir objektifin verdiği görüntünün net olarak belirdiği alan. Filmin tam bu alanda bulunması gerekir.
Focal Settings
Net İşareti
Hareketli zor çekimlerde netliği takip edebilmek amacıyla odaklayıcının (birinci kamera asistanının), önceden ölçüp belirlediği noktalar için objektifin net halkasına koyduğu işaretler. Bak. FOLLOW FOCUS, FOLLOW SHOT.
Focus
Odak
Bir görüntüdeki belirginlik veya keskinlik derecesi. Bir fiil olarak, bir lensin ayarlanması veya manipüle edilmesi ile çok daha keskin bir görüntü oluşturmakla ilgilidir. Sığ, derin veya yumuşak bir odak olabilir.
Focus (f)
Net Yapmak
Keskin, net bir görüntü elde etmek için bir objektifi ayarlamak.
Focus (i)
Odak
Bir objektiften geçen ışık ışınlarının bir görüntü vermek için birleştiği nokta.
Focus Puller
Birinci Asistan, Odaklayıcı
Objektif ile oyuncu arasındaki uzaklığı bir şerit metre ile ölçerek tespit eden ve buna göre net ayarını yapan kamera ekibi elemanı. Kamera ve kamera malzemesinden, öbür kamera asistanları kadar o da sorumludur. Bak. FIRST ASSISTANT CAMERAMAN, SECOND ASSISTANT CAMERAMAN.
Fog
Sis
1) Yanlışlıkla ışık almasından dolayı filmde beliren yoğunluk.
2) Görsel etki için bir sahnede sis makinesiyle yaratılan hava yoğunluğu.
Fog Filter
Fog Filtresi
Sis etkisi yaratmak için objektifin önüne konulan dağıtıcı filtre.
Fog Machine
Sis Makinesi
Sis etkisi yaratmak için yere çöküp kalan soğuk duman üreten özel etki aracı.
Foil
Karşıt Karakter
Kişilik karşılaştırması veya karşıtlık için kullanılan bir oyuncu rolü, genellikle ana karakter veya baş karakterle, bir karakter özelliğini göstermek ve vurgulamak amacıyla.
Foley
Ses Etkisi
Bir dublaj stüdyosunda kaydedilip sonra filmdeki yerine kurgulanan insan hareketleri sesi veya ses etkisi. Bir kovalamaca sahnesinin inandırıcı olması için, sahneyi izleyen ‘foley’ sanatçısı (efektör), oyuncunun hareketlerini taklit ederek sesler çıkarır (ayak sesi, nefes nefese soluk sesi, bir et parçasına vurarak yapılan yumruk sesi gibi). Bak. STREAMER. FOLEY ARTIST
Foley Artist
Foley Sanatçısı
Bir filmin prodüksiyonunun montaj ve son üretim aşamasında çalışan bir birey. Bu kişi, bitmiş ürüne senkronize olması için silah sesleri, adımlar ve yumruklar gibi olay seslerini ekler veya oluşturur.
Foley Stage
Bir film için gerekli ses etkilerinin yaratılması için çeşitli zeminler ve araçlarla donatılmış dublaj odası.
Foley Studio
Etki Stüdyosu
Foley Tracks
Etki Bandı
Follow Focus
Net Takibi, Mizopuan
Follow Shot
Takip Planı
Follow-up
Devam Filmi
Bir devam, bağımsız olarak film veya sinematik bir çalışmadan bağımsız olarak gelir.
Following Shot/Tracking Shot
Takip Çekimi/ Takip Edilen Çekim
Bir çekimin çerçevesi, hareket eden bir figürü veya konuyu takip eder ve ekranda tutar.
Foot (Tail)
Film bobininin (REEL) sonu.
Foot Candle
Ayak Mum
Işık ölçümü. Bir foot candle, bir mumun bir ayak uzaklıktaki ışığıdır. Birçok ışık ölçer, kullanılan filmin hassasiyetine dayanarak bir başlangıç değeri olarak foot candles kullanır, (Çeşitli film hızları olduğundan, bir film hızından diğerine aynı foot candle miktarı farklı bir f-stop'a yol açmayabilir.)
Footage
Fit ve inç yerine fit ve kare birimiyle belirtilen film şeridi uzunluğu. 35 mm filmde 16 kare bir fut (ayak) uzunluktadır. 24 kare/saniye hızda bir saniyede 1 fut + 8 kare film geçer.
Footage Counter
Metraj Göstergesi
Footcandle
Bir mum gücündeki bir ışık kaynağından bir fut uzaklıktaki cisme düşen ışık yoğunluğu.
For Your Consideration/FYC
Dikkate Alınması İçin
Genellikle stüdyoların "Oscar'a değer" filmleri (ve onların oyuncuları ve yapımcıları) için özel ticari reklamlarda kullanılan bir ifade. Bu ifade, sınırda olan filmler ve/veya daha az bilinen bağımsız çabalar ve muhtemelen ek tanıtım olmadan göz ardı edilecek daha az bilinen oyuncular için Oscar adaylığı yaratmak için kullanılır.
Forced Call
Bir oyuncuyu veya ekip elemanını, gerekli en az dinlenme süresi dolmadan yeniden işe çağırmak.
Forced Perspective
Zorla Bakış Açısı
Büyük bir mesafe hissi yaratmak veya bir alanı çok daha büyük göstermek için kullanılan bir teknik; zorlanmış perspektif, büyüklükte değişen nesnelerin belirli mesafelerde yerleştirilmesiyle oluşturulur, bu da nesnelerin uzaklık içinde kaybolma etkisini yaratır.
Foreground
Ön Plan
1) Setin, kameraya en yakın olan bölümü.
2) Görüntüde en önde gözükenler.
Foreign Distribution
Bir filmin yabancı ülkeler salonlarında gösterime sunulması, yabancı ülkelerde işletilmesi.
Foreign Film/International Film
Yabancı Film/ Uluslararası Film
Ağırlıklı olarak İngilizce olmayan bir dilde diyaloğa sahip uzun metrajlı bir film.
Foreign Sales Rep
Bir filmi yabancı ülkelere satma veya bu ülkelerde işletme yetkisi verilen kişi veya şirket.
Foreign Version
Filmin çekildiği ülkenin dilinden başka bir dilde gösterilmesi için hazırlanan dublajlı veya alt yazılı kopya. Kimi filmlerin kurgusu da dış pazarların şartlarına göre değiştirilir.
Foreshadowing
Önceden İşaret Etme
Bir hikayede gelecekteki bir olayın ipucu veya belirtisini vermek için kullanılan bir edebi cihaz. Bu, merak, gerilim ve hatta film veya romanın sonunda anlatısal uyum geliştirmek için çok etkili bir araç olabilir.
Format
Filmin perdeye yansıtılan görüntüsünün boyu ile yüksekliği arasındaki orantı. Bak. ASPECT RATIO.
Four-Wall
Bir filmin gösterimini yapmak için bir sinema salonunu götürü bir ücretle kiralamak. Bağımsız yapımcıların yaptığı küçük bütçeli veya sanat filmlerinin seyirciye ulaşması veya bir dağıtımcı bulması için uygulanan bir yoldur.
Fourth Wall
Dördüncü Duvar
İzleyicinin filmi izleyebildiği illüzyon, hayali düzlem. Karakterlerin veya anlatının dördüncü duvarı kırması, izleyicilere gerçekten bir film izlediklerini bildirme olasılığı vardır.
FPS
Bak. Frames Per Second Frame (i) Kare
Bir film şeridindeki her bir görüntü. Bu görüntüler 24 kare/saniye hızla perdeye yansıtıldığında, normal bir hareket duygusu uyandırırlar.
Frame
Kare
Bir kare, tek bir görüntüdür. Film yapısının en küçük kompozisyon birimidir. Hareketli resmi oluşturmak için bir dizi çerçeve hızlı bir şekilde gösterilir.
Frame (f)
Çerçevelemek
1) Kameranın bakacından (vizör) izleyerek görüntüyü düzenlemek.
2) Film şeridini projektörün veya kurgu makinesinin kızağına yerleştirirken, karenin (görüntünün) bütünüyle perdede görünebileceği şekilde ayarlamak.
Frame Counter
Kare Sayacı
Bir kamera, projektör veya baskı makinesinde, filmin kaç karesinin pencereden geçtiğini belirten gösterge.
Frame Down
Perdede görüntünün alt kısmı kesildiği zaman makinistin yaptığı hareket. Projektörün kızağı aşağı hareket ettirilerek perdedeki görüntü ortalanır.
Frame Handles
Kare Kulpları
Her çekimin başlangıcında ve sonunda kullanılan, bir uygulamadan diğerine değişen tam sayıda ek kare olan frame handles, özellikle optik baskı için orijinal malzeme hazırlanırken kullanılır, örneğin Zero Cut yöntemiyle büyütme veya üst üste binmiş bir başlık oluşturulurken.
Frame Line
Kare Çizgisi
Çerçeveler arasındaki küçük boşluk. İki çekimin ayrıldığı ve birleştirildiği yerdir.
Frame Rate
Kare Hızı
Film stokunun kameradan geçtiği hız. Çoğu modern filmler 24 kare/s hızında çalışır. Eski filmler 18 fps'de çalışırken, bugün yapılan bazı filmler 48 veya 96 fps'de çekilebilir.
Frame Up
Projektör kızağını yukarı kaydırarak perdede görüntüyü ortalamak. FRAME DOWN’ın tersi.
Frames Per Second (FPS)
Kare/Saniye
Framing
Çerçeveleme
Bir çekimin nasıl kompoze edildiği ve konuların ve nesnelerin film görüntüsünün sınırları veya çerçevenin kullanımı ile çevrildiği şekildir. Düşük açılı ve yüksek açılı çekimler gibi kamera açıları, çerçevelemeye katkıda bulunur; reframing, kameranın kısa panning veya eğme hareketleri yaparak karakterin hareketlerine ayak uydurmasına ve onları ekranda, merkezde ve çerçevede tutmasına yöneliktir.
Freelance
Bağımsız, Serbest Meslek
Freeze Frame
Donuk Kare
French Flag
Fransız Bayrağı
Bir flare durumunda objektifi ışıktan gölgelemek için kullanılan, kameraya monte edilmiş, pozisyonlandırılabilir bir kol ile birlikte gelen küçük siyah metal bayrak.
Fresnel
Fresnel
Farklı boyutlarda gelen sert mercekli bir ışıktır. Her fresnel boyutunun farklı bir takma adı vardır.
Fresnel Lens
Frenel Mercek
Friction Head
Friction Başlık
Fringe Benefits
Maaştan ayrı ve genellikle nakit olmayan ek ücret. Bak. PERK.
Fringe Rates
Bir çalışana ücretin dışında yapılan sağlık primi, kira yardımı gibi ödemeler.
Front Car Mount
Araba Montürü
Bir arabanın kaputuna takılan ve kamerayı taşıyan düzenek. Bunun yardımıyla arabanın içinde veya dışında geçen olay, araba hareket halindeyken filme alınır.
Front Credits
Baş Yazılar, Baş Jenerik
Bir filmin yapımına başlıca katkıda bulunanların önem sırasına göre listesi. Genellikle: dağıtım şirketi, yapımcı veya yapım şirketi, bir (yönetmenin adı) filmi, yıldız oyuncuların adları, filmin adı, önemli rollerdeki oyuncuların adları, kast sorumlusu, kostüm tasarımcısı, besteci, kurgucu, görüntü yönetmeni, yapım tasarımcısı, senaryo yazarı, yapımcı ve en sonda yönetmen şeklinde sıralanır.
Front Projection
Önden Projeksiyon
1) Sinema salonlarında perdenin arkasından yapılan projeksiyondan (REAR PROJECTION, BACK PROJECTION) daha parlak bir görüntü veren, perdenin önünden yapılan projeksiyon.
2) Önceden çekilmiş bir görüntüyü özel bir perdeye yansıtarak bu görüntü önünde oynayan bir oyuncuyu filme almak için kamera objektifi aksında gösterim yapan düzenek.
FS
Full Shot sözcüklerinin kısaltması.
Full Coat
Manyetik demir oksitle kaplanmış 35 mm film tabanı. Kurgucunun görüntüyle sesleri eşleyebilmesi için, çekimde kaydedilen sesler, bu bantlara aktarılır. Etki veya dublaj stüdyolarında sesler doğrudan bu banda kaydedilebilir. Bu bantlara tek kanaldan altı kanala kadar kayıt yapılabilir.
Full Shot (FS)
Boy Plan
Fullcoat
Tam Kaplama
Fullcoat, bir tarafını tamamen kaplayan oksit tabakalı Mag Stok'tur. Tüm 16mm mag fullcoat'tir. 35mm hem fullcoat hem de stripe olarak mevcuttur. 35mm'deki fark, fullcoat'ın birkaç parça kaydırmak için kullanılabilmesidir ve genellikle Mix Master için kullanılır. Fullcoat, stripe'dan daha pahalıdır.
FX
Efekt sözcüğünün kısaltması.
Anasayfa
Film
Kürasyon
Kritik
Menü