Tokyo Story (1953) – Yasujirô Ozu

Shukichi and Tomi Hirayama çocuklarını ziyaret etmek için Tokyo’ya giderler. Ziyaretleri en başta planlamalar ve gezintiler ile çok iyi geçecek gibi görünse de çocuklarının ve torunlarının kendilerine karşı tavırları her şeyi altüst edecektir.

The Seventh Seal (Det sjunde inseglet) (1957) – Ingmar Bergman

Savaştan sağ çıkmayı başarmış şovalye Antonius Block evine doğru yol alırken veba salgının kırıp geçirdiği topraklarda ölüm ile karşılaşır. Arkasında savaşı bırakmasının hiç bir anlamı yoktur. Ölüm karşısında ve sıra kendisindedir. Ölüme hayatına karşı satranç oynama teklifinde bulunan Antonius’un hikayesi tüm ölümlülerin acınası ağıtına dönüşecektir.

Psycho (1960) – Alfred Hitchcock

Marion Crane belki de hayatını değiştirmesine yetecek olan parayı uzun yıllardır çalıştığı patronun müşterisinden çalar. Kaçış yolundayken günü yorgunluğu ve çıkan fırtınayı atlatmak için tekinsiz Bates oteline sığınır.

Sunset Boulevard (Sunset Blvd.) (1950) – Billy Wilder

Senaryo yazarı Joe Gillis eski popüler günlerini geride bırakmış sesiz sinema dönemi yıldızlarından Norma Desmond için çalışmaya başlar. Norma, Joe’dan kendisini eski popüler günlerine geri döndürecek bir senaryo yazmasını ister. Joe başlarda Norma’nın fikrini değiştirmeye çalışsa da kısa zamanda karşısındakinin eski bir yıldızdan daha çok narsist, sadece egodan ibaret bir deli olduğunu anlar.

The 400 Blows (1959) – François Truffaut

14 yaşındaki Antoine Doinel söylediği yalanlar, okuldan kaçamalar ve ufak tefek hırsızlıkları ile küçük bir suçlu haline gelmiştir. Ailesinin ilgisizliği, okulun tavrı ise onu yaptıklarında tetikleyen ana unsurdur. Antoine istenildiği gibi olamamaktan suçludur. Yüzleşeceği ise hayatın bundan ibaret olduğudur.

Citizen Kane (1941) – Orson Welles

Charles Foster Kane’nin ölümü sırasında ağzından dökülen “rosebud” kelimesi bizi bu kelimenin sırrını araştıranlar tarafından Kane’in tüm hayatına tanıklık etmemzie sebep olacaktır. Paranın, kariyer ve iktidarın nasıl bir zindana dönüşütüğü Kane’nin sonu belli dramıdır.

12 Angry Men (1957) – Sidney Lumet

Babasını öldürmekle suçlanan kenar mahallenin, sabıka kaydı kabarık, zenci genci için ölüm kararı vermek, 12 kişilik jüri için oldukça kolay gibi görünse de 8 numaralı jüri üyesini her şeyin akla bu kadar yatkın olması rahatsız etmiştir.

Blow-Up (1966) – Michelangelo Antonioni

Thomas sex, müzik, uyuşturucu ve moda içerisinde kendisini kaybetmiştir. Thomas parkta yaptığı candid çekimlerin birinde bir kadın ile erkeği izlemeye alır ve fotoğraflar. Daha sonradan fotoğraflarında farkedeceği detaylar kadının bir cinayete kurban gitmiş olabileceği üzerine evrilecektir.

Au Hasard Balthazar (1966) – Robert Bresson

Marie ve sevgili eşeği Balthazar’ın hayatının bir çok noktada birbiri ile kesişir. Genel olarak yaşadıkları şey; hayat içerisinde sürüklenmek, psikolojik ve fiziksel şiddet altında hayatta kalmak zorunda olmak ve taşıyamayacakları yükler altına girmek zorunda kalmaktır.

KültAlt ana akımların karşıtı olarak görülen yabancılaşmış düşünceleri içeren eserleri, daha geniş sorgulama açıklıklarında koşturabilmeleri için topluluğuna ulaştırmaya çalışır. Kült ve alt kültürleri yüceltirken klasik için yakılan ağıttır. kultalt.com veya kullandığı sosyal ağ hesaplarında bulunan içerik; hatalar, yorumlar, kabuller barındırır. Aynı zamanda bahse konu içerikler sadece 18 yaş ve altı için değil her yaş gurubu için sakıncalı, uygunsuz ve rahatsız edici öğeler içerebilir. Akıl ile yaklaşılmalıdır. Diğer uyarılar için kullanım koşullarına bakılmalıdır.

Listeler | İzlenimler | İncelemeler | Hakkında |Sitemap | Kullanım Koşulları | İletişim
Tüm hakları saklıdır © 2016-2019 - All rights reserved © 2016-2019
İstanbul