İstismar Sineması ve İstismar Film Türleri (Exploitation Cinema)

Isitismar-Sinemasi

İstismar’ın kelime anlamı nedir?

Farklı sözlüklerden istismar (exploitation) kelimesinin anlamına baktığımızda birbirine yakınsayan farklı anlamlar görülür.

Türk Dil Kurumu:

  • Birinin iyi niyetini kötüye kullanma
  • Sömürme

Cambridge Dictionary:

(bir şeyden faydalanmak için onu kullanmak)

Oxford Learner’s Dictionaries:

  • a situation in which somebody treats somebody else in an unfair way, especially in order to make money from their work

(özellikle işinden para kazanmak için birinin bir başkasına haksız bir şekilde davranması durumu)

Arapça:

  • ~ Ar istis̠mār إستثمار [#s̠mr X msd.] yararlanma, kullanma, sömürme < Ar s̠amara ثمر ürün verdi → semere

İstismar nedir, ne demektir?

Pope-in-Gold
Papa Benedict ve emanet altınları

Günlük kullanımına veya kültürel birikimimize bağlı olarak istismarın rahatlıkla kötü birşey olduğunu söyleyebiliriz. Bu durumu; çocuk istismarı, cinsel istismar, aile içi istismar vb. tamlamalar belirgin hale getirir. Belirgin örneklerin haricinde istismar aslında çok daha belirsiz ve yaygındır. 

Sigorta poliçesi pazarlamacısının ölümü, olası bir kazayı veya başka bir kötü olasılığı hatırlatarak fayda sağlamaya çalışması, din adamının cenneti vaad ederek bağış toplaması, bir insanın ilgi duyduğu bir başkasının dikkatini çekebilmek için cinselliği veya çıplaklığı kullanması, devletler, firmalar, patronlar, amirler veya diğer çalışanlar tarafından arzu nesnelerine ulaşmak isteyen kişilerin çok farklı şekillerde, para için çalıştırılması istismarın farklı şekillerinden bazılarıdır. Bu açıdan bakıldığında istismar diğer birçok eylem gibi ve onlarla girift şekilde hayatın dinamiklerinden birisidir. Tamamen ayrıştırılamaz ve ayrı tutulamaz.

Bu yazı için bir tanımlama yapmak gerekirse; istismar: arzulanan, merak edilen, korkulan, bilinmeyen şey ile aramızdaki irtibatın kurulması/pekiştirilmesini sağlayan veya sağlamayı vaad edenlerin, bu irtibattan kendi amaçları doğrultusunda fayda sağlamasıdır.

American-Psycho
American Psycho (2000)

İstismar anlatma eylemi içerisinde önemli bir yer tutar. Anlatıcı dinleyiciye (veya okuyucuya, izleyiciye) görüşünü aktarmak veya kabul ettirmek istiyorsa konuyu rasyonel bir şekilde ortaya koyabilir. Kaynakları, sebep sonuç ilişkilerini, konu üzerindeki bilimsel araştırmaları, deney, simülasyon gerçekleşmiş deneyimleri anlatımın bir parçası haline getirebilir. Fakat anlatılan konu rasyonaliteden uzaksa, anlatıcı tarafından rasyonaliteden uzaklaştırılmak isteniyorsa veya konunun rasyonel şekilde sunulması dinleyicide konuya karşı arzu, dikkat, ilgi, bağlılığa ket vuruyorsa anlatıcı dinleyicisini konuya dahil edebilmek için izleyicisinde empati ve belki sempati uyandırmak zorundadır. Sıralanan veya diğer birçok sebeple anlatıcılar anlatımlarında rasyonaliteden koparak dinleyicinin konuları içselleştirmesi sağlamayı hedefleyebilir. Örneğin sevgiyi anlatmak için hormonal ve içgüdüsel tetiklemelerin bilimsel izahı yerine dinleyiciye, deneyimlerini anımsayabileceği örnekler hatırlatılır. Veya ölümü anlatmak için -deneyimleyip aktarmak mümkün olmadığı için- hayatın güzelliklerinden, varolmanın mükemmelliğinden, sahip olunan güzel şeylerden bahsedilip ardından hepsinin ölüm ile kaybedileceği hatırlatılır. Bu anlatımlarda dinleyicide empati kurdurarak anlamın oluşması sağlanır. 

Günlük yaşantıdaki anlatma eylemlerinden sanat disiplinlerine kadar istismar geniş şekilde anlatımın en etkili yöntemlerinden birisidir. 

Sinemada İstismar

Sinemaya bakıldığında istismar diğer sanat disiplinlerine göre daha fazla çeşitlilik kazanır. Görsel ve işitsel olarak istismarın öğelerinin sergilenebilmesinin yanında sinemanın görüntüyü kadraja alabilme ve hareket aktarabilme kabiliyeti ile istismar yönteminin seçenekleri artar. Sinema istismar için en iyi icra edildiği sanat disiplini haline gelir.

İstismar sinemasında istismar edilen şey; filme konu olan kişi, kitleler, durum ve/veya eylem, teknik anlatım yöntemi veya izleyici olabilir. 

Örneğin Nazisploitation (Nazi Exploitation) filmlere bakıldığında istismar edilen şey Nazi Almanyası’nda yaşanan istismarlardır. Nazi Subaylarının esirleri (özellikle kadın esirleri) istismarı filmlerin ana omurgasını oluşturur. Gerçek istismar filmlerde stilize edilir. Pazara ve diğer motivasyonlara bağlı olarak çoğu filmde cinsel içerik ve çıplaklık belirli bir seviyede tutulurken, şiddetin dozu ve karakterlerin derinlikleri azaltılır. Cinsel içerik ve çıplaklık estetize edilir. Bu müdahalelerin ardından ortaya Nazi Almanyası’nda gerçekleşen istismardan çok farklı bir şey ortaya çıkar. İstismar filmi çekenlerin motivasyonuna göre baştan yaratılmıştır.

Bazı istismar türlerin sinemanın anlatım yöntemleri istismar edilir. Örneğin:

Esas istismar unsuru filme konu olan durum ve/veya eylem olsa da izleyicilerin duygularının da istismar edilmesi istismar filmlerinin olmazsa olmazıdır. İstismar sinemasındaki filmler istismar ettikleri durum ve/veya eyleme göre kategorize edilirken, seyircinin istismarı bu kategorizasyonda kendisine yer bulmaz.  

A-Nightmare-On-Elm-Street-
A Nightmare On Elm Street (1984)

İstismar filmleri istismara süre olarak çok geniş şekilde yer vermelerinin yanı sıra istismarı abartılı şekilde de izleyicilerine yansıtır. İstismar artan dozajı ile birlikte bir anlatım aracı olmanın yanında cazibe merkezi haline gelir. Filmler çekildikleri dönemde izleyicilerine şiddeti, cinselliği, arka plana itilmiş kişilik tiplerinin veya toplum kesimlerinin intikamını aktarmanın aracına dönüşür. Herhangi bir izleyici, istismar sineması içerisinde kendisini baskı altında hissettiği noktalarda deşarj edebileceği bir alt tür bulabilir. Bu durum filmlerin izleyiciler için kült statüsüne yükselmesine sebep olur. Film üreticileri ise izleyici davranışlarına uygun şekilde daha fazla kült film niteliğinde eser vermek için daha fazla istismara yer vermeye başlar. Bu döngü bir çok başka dinamik ile birlikte istismar sinemasının kapılarını açar.

İstismar Sineması

The-Kiss
The Kiss (1986)

İstismar sineması sinema tarihi kadar eskidir. Çekilen ilk filmler özellikle Cinema of Attractions akımı içerisinde yer alan filmler tamamen izleyicinin ilgisini en kısa sürede çekmek üzere kurgulanmıştır. Cinema of Attractions akımı içerisinde sınıflandırılan filmler daha emekleme döneminde olan sinemanın kabiliyetlerine uygun şekilde kısa süreli bazen tek sahne veya plandan oluşan eserlerdir. Bu filmlerin eğlence piyasasında kendilerine yer bulabilmeleri ancak izleyicilerin cinsellik, şiddet, illüzyona karşı besledikleri, arzu, merak ve korku unsurlarının istismarı ile gerçekleşmiştir. Akım filmlerin bakıldığında bolca çıplaklık, röntgencilik, öpüşme -ki dönemine göre gösterilmesi oldukça güç bir eylem-, şiddet ve illüzyon içeriğine rastlamak mümkündür.

Sinemanın başlangıcındaki Cinema of Attractions sonrası formülize edilmiş istismar filmlerinin yükselişinin bir benzeri Hays yasası (Hays Code) öncesi dönemde yaşanmıştır. Hays yasası öncesi Hollywood sineması çıplaklık, cinsellik, suç eyleminin yönteminin ve yasal boşlukların açık edilmesi, şiddet ve korku öğeleri ile donatılmış durumdaydı. Bu filmler izleyicileri normal hayatta görmedikleri şeyleri göstererek cezbediyor ve kendilerine seyirci topluyordu. Hays Yasası her ne kadar bu duruma engel olduysa da sinema kısa zamanda yeni formüller geliştirmeyi becerdi.

Hays yasası ve ardından birçok ülkede ortaya çıkan yasalar genel olarak zamanla filmleri derecelendirme yönünde evrildi. Filmler kurullar tarafından izlenip sakıncalı görülen içeriklerine göre sınıflandırılmaya ve bu sınıflandırmaya göre uygun gösterim mecralarında gösterimlerine izin verilmeye başlandı. Bu durum doğrudan istismar sinemasının gösterim alanlarının azalması anlamına geliyordu. Ana akımın olduğu zaman ve mekanda B ve Z filmler gibi istismar sineması da olmayacaktı.

Rating-Symbols
Amerikan derecelendirme sembolleri

İstismar sinemasının gelişip yaygınlaşmasındaki en büyük engel gösterim alanlarıydı fakat kısa zaman içerisinde istismar filmleri kendilerine “B film” çatısı altında yer bularak gösterim şansı yakaladı.

B filmler Hollywood’un Altın Dönemi’nde ihtiyaçlar üzerine ortaya çıktı. Bu filmler sinema salonlarında blockbuster olarak nitelendirilebilecek ve A olarak sınıflandırılan filmlerin ardından gösterilen ikincil filmlerdi. B filmlerin sinema piyasasına dahil olmasında;

  • Sinemayı sektörel olarak genişletmek
  • Sinema salonuna A filmler için daha fazla seyirciyi çekmek 
  • Seyirci için sinemada kalınan toplam sürenin ortalama maliyetini düşürmek 
  • A sınıfı filmler ile arada kalite ve içerik farkı oluşturarak A filmleri ön plana çıkartmak
  • Düşük maliyetli sansasyonel içeriklerle sinemaya ilgi uyandırmak

başlıca sebeplerdi.

Grindhouse

Grindhouse-
Grindhouse sinemaları

B filmler zaman içerisinde yukarıda bahsedildiği gibi A filmleri destekleme amacından sıyrılıp, daha geniş kapsamda bir alt türe dönüştü. Gösterim mecraları ise buna bağlı olarak çeşitlendi. B filmler ile birlikte istismar filmleri de kendilerine Grindhouse olarak adlandırılan sinema salonlarında yer buldu. 

Grindhouse-
Grindhouse sinemaları

Grindhouse’lar; Z ve B filmlere, istismar filmlerine yer veren sinema salonlarıydı. Genellikle geniş oturma alanları olan ve film stüdyoları tarafından işletilen salonlardı. Stüdyolar, düşük maliyetli ilgi çekici filmleri, kendi salonlarında geniş kitlelere ulaştırabiliyorlardı. 

Grindhouse’ların çıkışı grindhouse olarak isimlendirilmeseler de 1920’lere kadar uzanmaktadır. Grindhouse’ta gösterime giren filmler ile Cinema of Attractions filmlerinin arkasındaki temel motivasyon, gösterim ve pazarda kendine yer yöntemleri birbirine oldukça benzerdir.

20. yy’ın özellikle ikinci yarısında dünya yeni baştan kurulacaktı. Yıkılan ve yeni devletler kurulanlar, millet kavramının yükselişi, komünizm, kapitalizmin ezici yayılışı, 2. Dünya Savaşı, Büyük Buhran, Soğuk Savaş, Vietnam Savaşı, ardı arkası gelmeyen darbeler, soykırımlar, etnik arınmalar, iç savaşlar, baskıcı rejimler, çöken ekonomiler, baştan sona yenilenen sosyal düzen, etnisite ve cinsiyetlerde meydana gelen köklü rol değişiklikleri; tüm bunlar “insan”ı bambaşka bir şeye evirdi. 20.yy’ın ikinci yarısında hızlı şekilde yükselen Liberalizm, sanatsal disiplinlerde etkisini önemli ölçüde gösterdi.

War-Bonds
Amerikan savaş seneti afişleri

Köklü değişimler içerisinde savrulan halka ulaşmaya çalışan sanatçı da (hem halkın bir parçası olarak hem de sanatçı altyapısı ile) büyük değişim içerisindeydi. Sanat disiplinleri başlangıçlarından itibaren yaşamadıkları çeşitliliğe bu dönemde kavuştu. Sinema, henüz erken döneminde olmasına rağmen diğer disiplinler gibi çeşitliliğini artırdı. Belirgin şekilde istismar filmi olarak nitelendirilen filmler bu dönemde çekilmeye başlandı. 

Taxi-Driver
Taxi Driver (1976)

İstismar filmleri belirli kişilik tipleri, toplum kesimleri ve film üreticileri için olabilecek en iyi dışavurum noktası haline geldi.

İstismar filmlerinin artması ve halkın istismar filmlerini daha fazla takip etmesi İstismar sineması olarak bahsedebileceğimiz kavramı 1960’lardan itibaren belirgin şekilde ortaya çıkardı.

1920’lerden başlayan grindhouse olarak nitelendirilebilecek sinema salonlarının yanına yeni gösterim alanları eklendi.

“Bump and Grind”, Striptiz Salonları ve Drive-in’ler

New York’ta 42. Cadde’deki  “bump and grind” dans (ön sevişmeyi/sevişmeyi anımsatacak şekilde cinsel organ üzerinde sürtünme, hoplama eylemlerini barındıran dans) gösterilerinin ve striptizlerin sergilendiği salonlarda istismar filmleri kendine yer buldu. 42. cadde İstismar sinemasının evi haline geldi.

Drive-in
Drive-in sinemalar

1970’ler sonrasında televizyonun evlere girmeye başlaması ve zamanla nitelikli içeriğe kavuşması sonucunda Drive-in’ler de (arabalı açık hava sinemaları) mali çıkmaza girdi. Mali çıkmaza giren diğer tüm sinema sektörü oyuncuları gibi Drive-in’ler de istismara kapılarını açtı.

İstismar sineması kendisine geniş gösterim alanları bulmasına rağmen henüz sterilize edilmiş alanlara giremiyordu. Örneğin evlere, “aile” evlerine.

İstismar Makinesi Ayağınıza Geldi: VHS ve artçıları

VHS-Shop
VHS mağazası

Geç 1970’lere gelindiğinde sinema için olabilecek en iyi şey oldu. JVC (Victor Company of Japan) o güne kadar üretilmiş olanlar arasında son kullanıcılar tarafından en rahat şekilde ulaşılıp kullanılabilecek manyetik kaseti üretti; VHS (Video Home System).

Bennys-Video
Benny’s Video (1992)

VHS teknik bir gelişme olarak, muhtemelen bir sanat disiplini için o güne kadar tecrübe edilen en büyük değişimin başlamasına sebep olacaktı. Sinema varoluşsal olarak canlı performansı (müzik, tiyatro, dans gibi) ve orjinali (resim ve heykel, mimari gibi) olmayan eserlerin (film) üretildiği sanat disiplinidir (edebiyata benzer şekilde). Filmin herhangi bir zaman ve ortamda oynatılması durumunda birebir aynı orjinal eser yaratılmış olur. Sinemanın bu yetkinliğe ulaşması için edebiyattaki gibi bir devrimi (matbaa) beklemesi gerekti. VHS’nin ortaya çıkması, kasedin takıldığı her yerde evde odanının içerisinde veya büyük salonlarda orjinal eserin izleyici için ortaya çıkmasını sağladı.

VHS
VHS kaseti

VHS’nin gelişi ardından izleyicilerin bir kısmı için;

Çekilen bir filmin izleyicisine ulaşıncaya kadar arada yaşananlar, zincir sinema salonları, gösterimler, popcorn, Coca-Cola, fahiş fiyatlar, dev sinema dağıtımcılarının aslına bakılırsa filmin kendisi ile hiçbir ilişkisi kalmadı. VHS; pazar standardı olarak tiyatrodan devralınan ve sosyal varlıklar olmamız önermesi üzerinden izleyicilere pazarlanan ürün ile hizmetleri kabul etmek istemeyen izleyiciler için önemli bir ayrışma noktası haline gelmiştir.

Troma-Entertaintment
Troma Entertainment

VHS’nin hızlı yaygınlaşması kısa sürede açılan video kasetçiler, kiralama sistemleri ve ardından VHS’lerin son kullanıcı tarafından kopyalanmaya başlaması ile gerçekleşti. Son kullanıcı sinema tarihinde ilk defa lokal dağıtım sürecinin bir parçası haline geldi (müzik disiplininde kasetlerin yaygılaşmasına benzer şekilde). Teknolojik gelişmeler ile üretim maliyetleri düşen (en azından düşük maliyetli üretim alternatifleri ortaya çıkan) filmler için dağıtım kanalında açılan bu yeni fırsat, dağıtım maliyetine takılacak filmlerin de önünü açtı.

Full-Moon
Full Moon Production

Bu durum 70 ve 80’lerde sesini duyurmak isteyen bağımsız film üreticileri için bulunmaz bir fırsat haline dönüştü. Sesini duyurmak için sansasyonel yollara düşük maliyetlerle başvuran Hammer Productions, Troma Entertainment ve Fool Moon gibi bir çok yapımcı İstismar sineması için üretti.

Hammer-Production
Hammer Production

VHS sadece başlangıçtı

VHS’nin yaygınlaşması sonrasında dağıtım kanallarının kısmen de olsa sistem dışına çıkabilme opsiyonun oluşması ile sinema daha fazla özgürleşmeye başladı. Teknolojik gelişmeler VHS’nin sinema sektörü üzerinde yarattığı etkiyi daha geniş ve derin hale getirecekti. DVD’lerin yaygınlaşması bunlardan biriydi. Fakat en önemli değişim internetin yaygınlaşması ile ortaya çıktı. İnternetin yaygınlaşması veri ile ilişkili olan her şey gibi sanat tarihinde de yaşanan kritik dönüm noktalarından birisidir. 90’larda internetin son kullanıcı kullanımının yaygınlaşması P2P (peer to peer) paylaşımın ortaya çıkmasına sebep oldu. P2P’nin geniş ölçekte yaygınlaşması ile filmler tamamen son kullanıcı tarafından çoğaltılıp dağıtabilen formatlara dönüştü. Gelişmelerin alt kültürlere etkisi oldukça fazlaydı. Sadece sinema değil müzik ve dijitale aktarılabilecek medyalara sahip tüm eserler kısa zaman içerisinde global ölçekte bilinirlik kazanma fırsatı buldu. İnternet üzerinde denetimin neredeyse olmadığı bu dönemde, lokal olarak istismar türlerine ulaşmaya çalışan kişiler için uygulanan engellerin hepsi (sansür, dağıtım yasağı, ülke ve yaş sınırlandırmaları, maliyetler vb.) bir anda ortadan kalkmış oldu. Bu dönem sonrasında üretilen lokal filmler lokal olarak kalmak zorunda değildi. Geniş kitlelere ulaşma opsiyonu ana akıma en uzak noktada duran filmler için bile tanınma şansı yaratıyordu. Tüm bu değişimler istismar filmlerinin çekim, dağıtım, izleyici kitlesi ve ana akımdan aykırılık durumlarını daha da arttırdı. VHS ve sonrasında internetin yaygınlaşması 80’ler ve 90’ları istismar sineması için en sert türlerin ve en sert tür filmlerinin çıktığı dönem haline getirdi.

Büyük Yönetmenler

Buyuk-Yonetmenler
“Büyük Yönetmenler” Alfred Hitchcock, Martin Scorsese, Steven Spielberg, Stanley Kubrick, Akira Kurosawa, Sergio Leone, Pier Paolo Pasolini, Lars von Trier

İstismar sineması her ne kadar sinemadan farklı bir noktaya konulandırılmaya çalışılsa da sinemanın merkezinde yer alan yönetmenler de istismar filmleri çekti. “Büyük yönetmen” olarak nitelendireceğimiz bu yönetmenler istismar filmlerine bazen kariyerlerinin ilk kısımlarına bazen ise tamamında yer verdi. Alfred Hitchcock, Martin Scorsese, Steven Spielberg, Stanley Kubrick, Akira Kurosawa, Sergio Leone, Pier Paolo Pasolini, Lars von Trier, Ingmar Bergman ve diğer birçoğu istismar sinemasına yön veren, besleyen ve istismar sinemasından beslenen yönetmenler olarak sinema tarihinde yerini aldı. 

Simpsons-VHS-Shop
Bart Simpson VHS mağazasında

İstismar Filmlerinin Yeni Kalesi

Sinemanın ortaya çıkışından bugüne yüzyılın üzerinde bir süre geçti. Teknoloji, sosyolojik, ekonomik ve politik yapı ne kadar değişirse değişsin yeni mediumlardaki ticari kaygıların film ile giderilmesindeki yöntem, ana hatları ile değişiklik göstermedi. İstismar filmlerinin ilk kategorize edilmeye başlanabileceği nokta olan Cinema of Attractions akımının filmleri ile bugün TikTok, YouTube, Instagram’a vb. platformlara çekilen filmler içerik olarak birbirlerine benzemektedir. 

  • Filmler illüzyon, çıplaklık, ilgi çekici, içeriklerden oluşur
  • İçeriği sebebiyle filmlerin çekilebilmesi için genellikle bir çok tekrar yapılır
  • Süreleri kısadır
  • Filmin başlığından filmin içeriği ile ilgili geniş bilgi edinme olanağı vardır
  • Aynı başlık altında toplanabilecek filmler teknik ve içerik olarak genelde birbiri ile aynıdır
  • Oyunculuk zayıftır
  • Genellikle tek kişi veya çok küçük bir grup ile çekilebilirler
  • Bütçeleri sıfıra yakındır
  • Filmlerin çekilmesindeki temel motivasyon ilgi, itibar ve gelir elde etmektir.

TikTok, YouTube, Instagram vb. platformlarda yayınlanan filmler istismar sineması içerisine dahil edilmemektedir. Fakat bu filmler teknik olarak amatörler tarafından çekilen kısa istismar filmleridir. Aynı zamanda istismarın çeşitliliği telif hakları ile daha da fazladır. İçeriği oluşturan son kullanıcılar içeriğin (kısmi ticari kazançlar hariç) tüm haklarını platforma teslim ederler. 

İstismar Sineması Film Türleri

İstismar sineması çok fazla tür ve alt tür barındırır. Türler konularına ve istismar şekillerine göre kategorize edilir. Fakat zamanla çok fazla melez tür ortaya çıkmıştır. Aynı zamanda ülke sinemaları özelinde türlere yaklaşım oldukça farklılık gösterir. Aşağıdaki listede ön plana çıkan tüm İstismar Filmi türlerine yer verilmektedir.

  1. 1930s and 1940s Cautionary - 1930 ve 1940'ların İkaz Edici Filmleri

  2. Birincil Bölge Amerika Birleşik Devletleri

    Eğitim ve uyarı amacıyla çekilen filmlerdir. Bu filmler ile dönemin ABD yöntemi tarafından gençler üzerinde tehlikeli olması öngörülen konular üzerinde uyarıcı bir etki bırakılması amaçlandı. Filmlerde alkol, uyuşturucu, korunmasız şekilde yapılan cinsellik, eşcinsellik, aşırı hız gibi konular işlendi. Filmlerde gerçekçilik duygusunu izleyicide oluşturmak, konuyu daha caydırıcı hale getirmek ve filmin hafızada yer etmesi amacıyla bir çok istismar sahnesine yer veriliyordu. Filmler gerçek olaylardan görüntüler ve/veya canlandırmalar ile genelde sansürsüz şekilde izleyicisine aktarıyordu. Uyarı amacı taşıması ve toplumu dizayn etmeye yardımcı olması kabulü ile 1930 ve 1940'ların Uyarıcı filmleri sansür kurullarından geçerek izleyiciye ulaşmayı başardı.

  3. Actionploitation - Aksiyon İstismar Filmleri

  4. Birincil Bölge Dünya

    Actionploitation filmler 70 ve 80'lerde çekilen ve önemli gişe başarısı elde eden aksiyon filmlerinin parodileri olarak nitelendirilir. Actionploitation filmler içerisinde yüksek oranda aksiyon barındırır. Bu aksiyon filmde öykünün önüne geçer. Aksiyonu gösterebilmek için iyi ve kötü karekterlerin iniş-çıkışları film içerisinde defalarca tekrarlanır. Filmlerde dövüş sanatları, sokak dövüşü, kovalama, silahlı çatışma aksiyonları ile polisiye, suç, gerilim, dram, melodram öyküye hakimdir. Slasher ve Splatter filmlere benzer şekilde gore içeriklere rastlamak mümkündür. Actionploitation filmler Amerika dışında çekilmeleri durumunda dahi çok fazla Amerikan stilinden izler taşır.

  5. Biker - Motorcu Filmleri

  6. Birincil Bölge Amerika Birleşik Devletleri | İkincil Bölge Dünya

    2. Dünya Savaşı'nın sonrasında Amerika'nın batı kıyısında bir çok motorsiklet çetesi kuruldu. Bu çetelerin oluşturduğu mikro kültür, toplum içerisinde o döneme kadar rastlanılmayan hikayalere sebep oluyordu. Çeteler, suça yatkınlardı ve motorsikletleri ile mobilize olmuş durumdaydı. Toplum tarafından kabul görmüyorlardı. Motorcu filmler akımı 1953 yılında çekilen Marlon Brando'nun baş rolunde yer aldığı, The Wild One ile başladı. The Wild One tam olarak motorsiklet çetelerine odaklanmış ilk filmdi. Film belirli ölçülerde başarılı oldu. İzleyiciler merak duydukları -bazen özendikleri- motorcu kültürü ile yakınlaşmış oldu. Motorsiklet kültürünün de yükseldiği dönemde hem ilgi çekici hem de düşük maliyetleri ile The Wild One'ın başarısı üzerine konumlandırılmış bir çok Motorcu Filmi çekildi.

  7. Blaxploitation - Siyah İstismar Filmleri

  8. Birincil Bölge Amerika Birleşik Devletleri

    1960'larda siyahların Amerikan toplumuna daha çok dahil olmaya başlaması, siyahlar bir çok alanda daha fazla görünür hale gelmesine ve ön plana çıkmlarına sebep oldu. 1970'lere gelindiğinde siyahlar toplum ve kültür içerisinde kalıcı şekilde daha fazla yer edinmeye başladı. Bu yer edinme durumu Blaxploitation filmler ile sinemaya da taşındı. Blaxploitation filmler siyahi oyunculara yer verirken bunun arkasındaki motivasyonlardan birisi de belirgin şekilde sinemada temsil edilen siyah toplumun siyah izleyicilerini salonlara çekmekti. Siyahlar Blaxploitation ile birlikte filmlerde yan rollerde yer almak yerine başrolde oynamaya başladı. Blaxploitation öncesi filmlerde genel olarak suçlu veya düşkün rolleri siyahlara verilirken Blaxploitation filmler ile birlikte kahraman, kanun adamı veya en azından adaleti sağlayan karakterlerde de siyahlar rol almaya başladı. Blaxploitation filmlerin nerdeyse tamamı bağımsız, b ve grindhouse filmlerdi. Bu filmlerde siyah oyuncuların ön plana çıkartılması her ne kadar siyahlar için sinemada o döneme kadar yaşanmış en az rahatsız edici şey olsa da bir çok eleştirmen ve siyah toplum savuncusu tarafından Blaxploitation filmler barındırdıkları ırkçılık unsurları sebebiyle sıklıkla eleştirildi. Filmler her ne kadar siyah oyuncuları başrollerde ön plana çıkartıyorsa da siyah toplumun suç ile ilişkisini daha da derinleştirip suçu sınıfsallaştırıyordu.

  9. Britsploitation - İngiliz İstismar Filmleri

  10. Birincil Bölge İngiltere

    Britsploitation filmler İngiltere'de Hammer Film Productions firması tarafından çekilen filmlerden oluşur. Bu alt istismar türünü oluşturan filmlerin tamamı takipçileri tarafından Hammer Horror olarak bilinir. Hammer Film Productions gerilim, suç, dram, fantasy, savaş, komedi, bilim kurgu gibi bir çok türde eser vermiştir. Fakat en çok tutan ve alt kültürler içerisinde yayılan filmler Hammer Horror olarak isimlendiirlen korku filmleri olmulştur. Hammer Horror filmleri dünya çapında bilirliğe ve dağıtım ağına kavuşmuş gişe başarısı elde etmiştir. Bilinen bir çok Amerikalı dağıtım firması ile çalışma fırsatı bulmuşlardır. 1960 sonları ile 70'lere gelindiğinde korku türünün diğer yapım firmaları tarafından da başarılı şekilde yorumlanması Hammer Film Productions'ın gelirlerini azaltmış ve pazar payını düşürmüştür. 1980'lerde üretimi duran firmanın 2000 yılında satışı gerçekleşmiş ve üretimi önce tamamen durmuş sonrasında az sayıda film ile tekrar üretime devam etmiştir.

  11. Bruceploitation - Bruce Lee İstismar Filmleri

  12. Birincil Bölge Asya

    Bruceploitation istismar türü sadece sinema için değil tüm sanat tarihinde en özelleştirilmiş türlerden biridir. Bruceploitation türü 1970'erde büyük bir ün kazanan ve sonrasında kariyerinin henüz başındayken şüpheli şekilde hayatını kaybeden Bruce Lee'nin istismar edilmesi üzerine kurulmuştur. Yapılan istismar sınır tanımaz boyutlardadır. Filmler çok çeşitlidir, Bruce Lee'yi görsel olarak kopyalayan, uyarlayan veya onunla dalga geçen bir çok film vardır. Bazı filmlerde doğrudan rip-off yaklaşımı ile Bruce Lee filmlerinden sahnelerin kullanıldığı dahi olur. Bruce Lee isminin film ve afişlerde doğrudan aynısının ve benzerlerinin kullanılması tür içerisinde normalleşmiştir. Bruceploitationlar Bruce Lee'yi istismar ettikleri kadar, ölümünün ardından ününün de katlanmasını ve önemli bir hayran kitlesi elde etmesini sağlamışlardır.

  13. Cannibal - Yamyam Filmleri

  14. Birincil Bölge İtalya, İspanya | İkincil Bölge Dünya

    Yamyam filmleri insanların yamyamlık eğilimleri üzerine yoğunlaşan filmlerdir. Filmler genelikle İspanyol ve İtalyan film yapımcıları tarafından çekildi. Filmler genel olarak Asya veya Afrika'ya giden batılıların yerli kabilelerce kaçırılıp vahşi şekilde katledilmesini, yenmesini konu alır. Yamyam filmleri içersinde filmin tamamına yayılan yamyamlık görüntülerine yer verilir. Yamyamlık genel olarak tek başına gerçekleşmez. Tecavüz, işkence, yemek, veya dini tören ve ayinler ile karıştırılarak birleştirilir, stilize edilir. Oluşturulan girift yapı içerisinde yamyamlık yerli kabilenin yaşantısının bir parçası haline dönüştürülür. Tür ortaya çıkmasının ardından bir süre sonra Afrika, Asya gibi lokasyonları terk ederek beyaz ırkın hükmettiği alanlarda geçen öyküleri de konu yalmaya başlammıştır. Filmler içerdikleri şiddet ve cinsellik barındıran görüntüler ile çok sayıda ülkede yasaklanmıştır. Yasaklamalar filmlerin ve türün bilinirliğini arttırırken aynı türde daha çok filmin çekilmesine mevcut filmlerin ise film serilerine dönüşmesine sebep olmuştur.

  15. Canuxploitation - Kanada İstismar Filmleri

  16. Birincil Bölge Kanada

    Canuxploitation, Kanada'da yapılan B-filmleri tanımlamaktadır. Bu filmler özellikle 1970'lerin sonu ve 1980'lerin başında devletin vergi teşviklerinden yararlanmak için üretilen filmlerdir. Genellikle Kanadalı eleştirmenler ve kültür tarihçileri tarafından sık sık alay edilen ya da açıkça görmezden gelinen korku, bilim kurgu, komedi, aksiyon ve sömürü kurgularını içereren Canuxploitation filmler izleyicilere istismar sinemasının, ülke sineması içerisinde kendine yer edinebildiği en önemli örneklerden birini sunar. Canuxploitation filmler; sex, uyuşturucu, çete vb. belirli bir istismar konusu altında eser vermekten daha çok Kanada sinemasının istismar sinemasında (her başlık altında) nasıl eser verebildiğini ortaya koyar. David Cronenberg, Canuxploitation türü içerisinde eser veren en yaratıcı ve üretken yönetmenlerden biridir.

  17. Carsploitation - Araba İstismar Filmleri

  18. Birincil Bölge Amerika Birleşik Devletleri, Australia | İkincil Bölge Dünya

    İlk örneklerine araçların yaygınlaşmaya başladığı 1920'lerden itibaren rastlansa da Carsploitation filmler; ikinci dünya savaşının ardından otomobillerin çok daha fazla yaygınlaşması ve tüm toplum kesimleri için önemli bir arzu nesnesi haline gelmesinin ardından ortaya çıkmış bir istismar sineması türüdür. Carsploitation filmlerde arabaların istismarı ve arabalar ile yapılan istismara yer verilir. Arabalar bazen arzu nesnesi iken bazen arzu nesnesine ulaşma yolundaki araca dönüşürler. Bu iki durum birbiri ile birlikte çalışır şekilde de bir çok filmde kullanılır. Carsploitation filmlerde istismara genellikle başka istimar türleri de eklemlenir. Bazı Carsploitation'lar Slasher nitelikleri ile ön plana çıkarken bazıları Sexploitation veya Tecavüz ve İntikam filmi olarak da nitelendirilebilir. Carsploitation'lar sadece istismarın türleri ile değil sinemanın da alt türleri ile birlikte uyum içerisinde yer aldılar. Erken dönemleri dikkate alındığında Carsploitation'lar genel olarak Amerika ve Avustralya yapımı filmlerdir. Zamanla bir çok ülke Carsploitation film çıkartmaya başlamıştır.

  19. Category III - Kategori III Filmleri

  20. Birincil Bölge Hong Kong

    1988 yılında Hong Kong'ta hükümet tarafından yeni kategorizasyon yöntemlerine sahip olan bir film sansürleme sistemi devreye girdi. Bu tarihten sonra sansüre takılan filmler üç farklı başlık altında kategorize edilmeye başlandı. İlk kategoride yer alan filmler Sex ve Zen gibi "yarı pornografik" softcore pornografi içerikli filmlerdir. İkinci kategori filmleri Hong Kong film yapımının her türünün yetişkinlere yönelik versiyonlarını sunan "tür filmler"dir. Kategori üç olarak kategorize edilen filmler ise "pornoviolence" filmlerdir. Kategori üç filmleri içerisinde cinsel istismar ve şiddetin bolca yer verilirken bunlara korku ve gerilim unsurları sıklıkla eşlik eder.

  21. Catsploitation - Kedi İstismar Filmleri

  22. Birincil Bölge Dünya

    Catsploitation filmler 1930, 1940'lı yıllardan itibaren çekilmeye başlanmıştır. 70 ve 80'ler üretim sayısının en fazla olduğu dönemlerdir. Catsploitation türü, Nature-run-amok veya Eco-terror olarak da adlandırılan Canavar filmlerinin bir alt türüdür. Canavar filmleri ile aynı mantıkta, kediler genellikle intikam almak için üstün nitelikler kazanarak insanların karşısına çıkarlar. Filmlerde çok fazla kedi transformasyonuna rastlamak mümkündür. Bazı Catsploitation filmler de ise kediler sadece paranormal etkileşimler ile insanların hayatına müdahale ederler.

  23. CGIsploitation - CGI İstismar Filmleri

  24. Birincil Bölge Amerika Birleşik Devletleri, Asya | İkincil Bölge Dünya

    CGIsploitation filmler CGI teknolojisinin teknik ve estetik unsurların göz ardı edilerek kullanıldığı filmlerdir. Bu tür altındaki filmlerde CGI'ın gerçekçiliğe yakınsaması için gerekli olan teknik süreçler ve efor göz ardı edilerek hareket edilir. Normal (!) filmlerde CGI'yı ihtiyaçlarına hizmet etmesi için kullanılırken, CGIsploitation filmler CGI ile daha akıl dışı neler yapılacabileceğini zorlar. Bu sebeple CGIsploitation filmler genel olarak fizik kurallarının, kaplamaların ve gerçekçiliğin alt üst olduğu filmlerdir. Filmler, CGI teknolojisini hiçbir zaman tam olarak saklamayı becermedikleri veya abarttıkları için izleyici filme tam olarak adapte olmayı beceremez. CGIsploitation filmlerin bir kısmı bu handikapları kullanarak türlerinin yanına komediyi katmayı amaçlar ve komedi gerilim, korku gerilim gibi hibrid türlere kayarlar.

  25. Chambara - Kılıç Dövüşü Filmleri

  26. Birincil Bölge Japonya

    Chambara filmler, Jidaigeki olarak nitelendirilen Japon dönem draması eserleri içerisinde yer alır. Jidaigeki içerisinde; film, manga, oyun gibi farklı disiplinlerde eserler vardır. Chambara filmler Japon sineması açısından devrimsel niteliktedir. Türün başlangıç tarihleri 1920'lere dayansa da 2. Dünya Savaşı sonrası çekilen Chambara filmler sinemada samuray kavramına, kültlerden uzak ve daha gerçekçi bir şekilde yer verdi. Filmlerde samuraylara daha fazla karakter yüklenmiş ve samurayların yaşantısını dramatize eden tavırlardan uzaklaşıp daha sert bir üslup benimsendi. Chambara filmler her ne kadar samarayın savaşçı özelliklerine yer verse de; filmlerde dövüşmek kadar dövüşmemek de bir yetkinlik olarak öne çıkmaktadır. Chambara alt türünün en çok bilinen örnekleri Akira Kurosawa tarafından verildi.

  27. Chopsocky Filmler
  28. Alternatif İsim Chop-Socky
    Birincil Bölge Hong Kong

    Chopsocky (veya chop-socky), 1960'ların sonu ile 1980'lerin başı arasında Hong Kong aksiyon sineması tarafından yapılan dövüş sanatları filmleri ve kung fu filmleri için günlük dilde kullanılan bir terimdir. Terim, Five Fingers of Death'in başarısının sonrasında 1973'te ABD'de piyasaya sürülen aynı türdeki filmlerin patlamasının ardından Amerikan sinema ticareti dergisi Variety tarafından ortaya çıkartıldı. Chopsocky terimi "Chop" (el kenarıyla yapılan bir vuruşa atıf) ve sock - "çorap" (yumruğu andıran şekliyle) kelimelerinin birleşiminden oluşur. Filmler genellikle abartılı hikayeler, abartılı özel efektler (özellikle gerçek dövüş sahneleri sırasında abartılı ve bazen tuhaf ses efektleri) ve aşırı şiddet ile karakterize edilir. Tür aynı zamanda beceriksiz dublajıyla da tanınır. "Copsocky" terimi genel medya tarafından dövüş sanatları sinemasının adı olarak yaygın olarak kullanılsa da, kelime aynı zamanda bu tarzda çekilmeyen filmler için küçük düşürücü de olabilir.

  29. Christploitation - Hristiyan İstismar Filmleri

  30. Birincil Bölge Dünya

    Christploitation filmler sinemanın ilk dönemelerinden itibaren çekilen filmlerdir. Bu filmler genel olarak Hristiyanlığın Hristiyanlar arasında daha belirgin şekilde anlaşılması ve inancın sağlamlaşması veya Hristiyan olmayan arasında Hristiyanlığın yayılmasını sağlamak amacıyla çekilirler. Filmlerin bazıları Hristiyan olmayanları ötekileştirir. Filmlerde bir çok kült ve mite yer verilir. Aynı zamanda bir çoğunda dini referanslar içeren hikayeler öykünün tamamına veya bir kısmına eklemlenmiş durumdadır. Zaman içerisinde Christploitationlar'ın bazıları önceki örneklerini eleştirmeye hatta onlarla alay etmeye başladı. Bu durum ortaya Komedi Christploitation filmlerin ortaya çıkmasına sebep oldu.

  31. Eschploitation - Hristiyan Kıyamet İstismar Filmleri

  32. Birincil Bölge Dünya

    Eschploitation filmler kıyamet zamanlarını betimlemeye çalışan filmlerdir. Kıyamet ile dini istismarın birlikte gerçekleşeceği filmlerde Christploitation türünün karekteristik özellikleri ön plana çıkmaya başlar. Benzer şekilde kıyamet insan kaynaklı bir sorun sonrasında doğanın intikamı şeklinde gerçekleşecekse Nature-run-amok alt türünün özellikleri belirginleşmeye başlar. Eschploitation film türü altında çekilen filmler; video kayıt yöntemlerinin yaygınlaşması ile gerçekleşen doğal felaketlerin tüm insanlık tarafından izlenebilmesi, küresel ısınmanın öngörülebilir sonuçlarının belirginleşmesi, uzay bilimleri ile ilgili bilginin ve aynı zamanda bilinmezlerin artışı sonrasında daha fazla talep görmeye başlamıştır. Gelişen CGI teknolojisinin ucuzlaması ve yaygınlaşması ile birlikte Eschploitation filmlerin maliyetleri düşerken sayıları artış göstermiştir.

  33. Giallo Filmler

  34. Birincil Bölge İtalya

    Giallo filmler başka bir istismar türü olan Slasher filmlerin alt kategorisi olarak değerlendirilir. Giallo'lar İtalyan film yapımcıları tarafından karakterize edilmiş Slasher filmlerdir. İsimlendirme de yine İtalya'ya aittir. Sarı anlamına gelen giallo, gerilim ve suç hikayelerinin yazıldığı kitapların büyük kısmının kapak rengidir. İçerik olarak romanları da referans alan İtalyan Slasherları'nın isimlendirmesinin Giallo olarak yapılması bu sebeple çok şaşırtıcı bir tercih değildir. Giallo filmler içlerinde Sexploitation parçaları barındırır, bazıları dedektif filmlerine benzer, bazılarının içerisinde gerilirim, korku unsurları ortaya çıkar. Mario Bava ve Dario Argento, Giallo filmlerin karakteristik yapısını oluşturan ve bu istismar türünde en çok bilinen eserleri veren yönetmenlerdir. Giallo türü altında 1960'lardan 1980'lere kadar çok fazla film çekilmiştir. Özellikle 70'ler çok verimli bir dönemdir. Türde Alfred Hitchcock referanslarına sıklıkla rastlanır. Lokal bir alt tür olmasına rağmen Giallo filmlerde Amerikalı ve İngiliz başta olmak üzere birçok yabancı oyuncuda rol almıştır. Amerika ile tüm dünyadan yükselişe geçen Slasher filmler Giaollo'lara çok fazla referans borçludur. Giallo, Slasher türüne yön veren kuvvetli bir Slasher alt türüdür.

  35. Giantexploitations - Dev İstismar Filmleri

  36. Birincil Bölge Asya, Amerika Birleşik Devletleri | İkincil Bölge Dünya

    Giantsexploitation filmler insanların kendilerinden çok daha büyük boyutlardakiler tarafından istismar edildiği filmler. Filmlerde insanın karşısındaki dev; hayvan, mutant, dev boyutlardaki insan, robot, uzaylı veya benzerleri olabilir. Bazı filmlerde devler insan etkileşimi olmadan önce de dev iken bazılarında ise en başta normal boyutlarda iken insanların hatalı eylemleri sonrasında devleşmiş veya sıralı mutasyonlarla deve dönüşmüş olabilirler. İstisnai bir kaç filmde ise insanların küçülerek normal boyutlardaki canlıların devleşmesi söz konusu olabilir. Filmlerde oluşumlarından bağımsız olarak devler intikam için insanın karşısına çıkmışlardır.

  37. Hippie Exploitation - Hippi İstismar Filmleri

  38. Birincil Bölge Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa | İkincil Bölge Dünya

    Hippie Exploitation filmler erken 1960'lar ile geç 1970'ler arasında yükselişte olan Hippi kültürünü anlatan filmlerdir. ABD'deki hippi hareketi bir gençlik hareketi olarak başladı. Çoğunlukla beyaz ve 15 ila 25 yaş arasındaki genç yetişkinlerden oluşan hippiler, 1950'lerin sonlarında Beat Kuşağının bohemlerinden ve beatnik'lerinden, kültürel muhalefet geleneğini miras aldılar. ABD'de ortaya çıkan bu akım başta Avrupa olmak üzere dünyada hızlı şekilde yayıldı. Hippieleri konu alan Hippie Exploitation filmlerde; LSD, acid, mariuana kullanımı, cinsellik, çıplaklık, orgy, sex, halüsünatif deneyimler, komün yaşımı, müzik ve özgürlüklerini sonuna kadar yaşamak isteyen gençler öykünün ana unsurlarını teşkil eder. Bu unsurların birleşiminden ortaya korku, gerilim, dram türleri altında bir çok film çıktı.

  39. Hixploitation - Beyaz Çiftçi İstismar Filmleri

  40. Birincil Bölge Amerika Birleşik Devletleri

    Hixploitation filmler ABD'nin kırsal kesimlerinde yaşayana beyaz Amerikanlar'ın yaptıkları yasadışılıkları anlatan filmlerdir. Bu filmlerde, bir şekilde yolları güney Amerika kırsallarına veya yine Amerika'da Appalachian dağlarının yakınlarına düşen "yabancılar" kırsaldakiler tarafından terörize edilir. Yabancılar, kırsaldakiler tarafından el konulur, tecavüz edilir, işkencelere maruz bırakılır, öldürülür. Tüm bu eylemler içerisinde istismar sinemasının farklı türleri ile bir çok temas noktası kurulur. Yabancılar bu durumlardan bazen kayıp vererek kurtulabilirken bazen Tecavüz ve İntikam filmlerindeki gibi kırsaldakilerden intikam alma yoluna da girerler. Tecavüz ve İntikam filmleri gibi Hixploitation filmlerde de ana kötü karakterin temel motivasyonu toplum içerisindeki sosyolojik, sosyo-ekonomik ve sınıf farklılıklarından kaynaklanmaktadır.

  41. Jewsploitation - Yahudi İstismar Filmleri

  42. Birincil Bölge Dünya

    Jewsploitation filmler Yahudi karakterlerin basmakalıp düşmanlardan intikam aldığı filmlerdir. İstismar türüne 2000'li yıllarda katılan Jewishploitation, başta Blaxploitation olmak üzere diğer aksiyon içerikli isitsmar türlerine benzer temalara sahiptir. Yahudi aktörleri geleneksel olarak Aryan rollerine yerleştirir. Tür, 2003 yılında Blaxploitation filmlerinin bir parodisi olan Hebrew Hammer ile ortaya çıktı.

  43. Macaroni Combat Filmler

  44. Birincil Bölge İtalya | İkincil Bölge Avrupa

    Macaroni Combat filmler Euro War, Macaroni War, Spaghetti Combat veya Spaghetti War gibi farklı şekillerde de isimlendirilebilir. İsimlendirmedeki çeşitlilik filmlerin yapım ülkesinin değişkenlik göstermesinden kaynaklanır. Macaroni Comba filmler 60'lar ve 70'lerin Hollywood filmlerinden esinlenerek para kazanmaya çalışmak için üretilen İtalyan savaş filmleriydi. Genellikle ABD'de yapılan gişe rekorları kıran filmlerin başlıklarını ve olaylarını istismar ettiler. Hepsinin deneyimli aktörleri, yani "İtalyan yankeleri" vardı ve genellikle bu aktörler kendi ülkelerinde popülaritesi azalmış daha yaşlı yıldızlardı. Filmler gelen başarıların ardından sadece italya değil diğer Avrupa ülkelerinde de üretilmeye başlandı. İtalyada üretilen filmelere diğer Avrupa ülkeleri de ortak yapımcı olarak katılmaya başladı.

  45. Martial Arts - Dövüş Sanatı Filmleri

  46. Birincil Bölge Asya | İkincil Bölge Dünya

    Martial Arts filmler Asya kökenli bir istismar türüdür. Tür Bruce Lee'nin filmleri (The Big Boss, Fist of Fury, Way of the Dragon, ve Enter the Dragon) ardından tüm dünyada kabul görecek şekilde yaygınlaşmıştır. Türün ABD'deki en önemli The Street Fighter and Sister Street Fighter filmleridir. Karakterler arasında çok sayıda dövüş sanatının yer alır. Bu dövüşler genellikle filmlerin birincil olarak göstermek istedikleri özellikleridir. Dövüşler izleyiciye pazarlanacak en kıymetli içerik olmalarının yanı sıra genellikle hikaye anlatımı ve karakter ifadesi ve geliştirme yöntemidir. Dövüş sanatları, dövüşlere ek olarak eğitim sahneleri de filmlerde sıklıkla yer alır. Dövüş sanatları filmleri genellikle göğüs göğüse dövüşün yanı sıra kovalamacalar ve silahlı çatışmalar gibi diğer eylem türlerini içerir. Filmler genellikle ana karakterin en zorlu düşmanına karşı verdiği uzun süren bir mücadele ile sonlanır. Martial Art filmler o kadar çok rağbet gördü ki tür filmler, zaman içerisinde Splatter ve diğer türlerde geniş bir alanda çeşitlendi. Bruce Lee'nin etkisi ile Bruceploitation alt türü ortaya çıktı.

  47. Mexploitation - Meksika İstismar Filmleri
  48. Alternatif İsim Cabrito Western, Mexico video-home
    Birincil Bölge Meksika

    Mexploitation filmler Cabrito Western veya Meksika video-home olarak da adlandırılır. Sömürü filminin unsurlarını ve Meksika kültürünü ve Meksika yaşamının tasvirlerini birleştiren düşük bütçeli filmlerden oluşan bir film türüdür. Genel olarak öyküler; uyuşturucu, suç, cinsellik üzerine kurulur. Mexploitation filmler Meksika narco sineması veya narko-películalar filmlerin ana türüdür. Mexploitation filmler uyuşturucu baronlarının ve kartellerin şiddet ve cinsellik içeren lüks yaşamlarını konu edinir. Bu filmlerin adı ve hikayesi genellikle popüler narko corridoslardan (uyuşturucu baladları, uyuşturucu şarkıları) esinlenmiştir. Bu durum filmlerin tanınması ve pazarlanmasının kolaylaştıran bir faktördü. Filmlerin suç dünyası ile ilişkisi tahmin edilenin üstündedir. Bahse konu şarkılar gibi filmlerin de gerçek baronlar ile ilşkisi bulunmaktadır. Filmler bazen gerçek olayları anlatır, olayları manipüle eder. Filmlerde bazen ünlü narko-korrido şarkıcıları yer alır. Filmlerin kısmen veya tamamen uyuşturucu baronları tarafından finanse edildiği rivayet edilir.

  49. Mockbuster Filmler
  50. Alternatif İsim Remakesploitation
    Birincil Bölge Dünya

    Remaksploitation olarak da adlandırılan Mockbuster filmler blockbuster filmlerin yeniden çevrimleridir. Blockbuster'lar gişeleri ve sinemayı bloke edicek seviyede pazarlanan, dağıtım ağına sahip dev yapımlardır. Mockbuster filmler blockbuster filmleri istismar ederek bu filmleri büyük ölçüde kopyalar ve yeniden yorumlarlar. Mockbusterlar blockbusterların farklı şekillerde istismar edebilir. Bazıları birebir kopyalama yoluna gidip asıl filmin bir versiyonu haline gelirken bazıları kısmen kopyalama yoluna gidip Blockbuster filmi bambaşka birşeye evirirler. Bazı mockbusterlar asıl film ile dalga geçerken bazıları asıl filmden dahi daha ciddyetle konuya yaklaşma iddiasına girer. Buna rağmen Mockbusterların amaçladıkları ile sonuçta ortaya çıkan şey arasında tutarsızlıklar da olması olasıdır. Mockbuster büyük bütçelere sahip değillerdir. Büyük kısmında telif hakkı hususları göz ardı edilir.

  51. Mondo Filmler
  52. Alternatif İsim Shockumentary
    Birincil Bölge Dünya
    Film Listesi Mondo (Shockumentary) Filmler Listesi

    Shockumentary olarak da adlandırılan filmler Mondo filmler; gore, işkence, cinsellik ve şiddet içerikleri sebebiyle en çok merak uyandıran ve en rahatsız edici istismar türleri arasında yer alır. Filmlerin bazıları kurgu bazıları gerçek bazıları ise bunların karıştırılmış halini içerir. Film yapımcıları genel olarak neyin gerçek neyin kurgu olduğunun izleyiciler tarafından ayırt edilememesi için uğraşır. İzleyicinin içerisine çekildiği bu tekinsiz ortam film yapımcıları için izleyiciyi daha fazla şoke etmenin yollarını açar. Mondo filmlerde yapımcılar bu yolları zorlanabilecek son noktaya kadar zorlar. Gençleri kötü alışkanlıklardan korumak için çekilen 1930 ve 1940'ların Uyarıcı Filmleri, Mondo filmlerin çıkış noktası olarak nitelendirilse de, üretim amaçları birbirinden uzaktır. Aynı zamanda Mondo filmler içerik olarak 1930 ve 1940'ların Uyarıcı Filmlerinden çok daha fazla rahatsız edicidir.

  53. Monster - Canavar Filmleri
  54. Alternatif İsim Nature-run-amok, Eco-terror
    Birincil Bölge Dünya

    Nature-run-amok veya Eco-terror olarak da isimlendirilen Canavar filmleri doğa ile insanın karşı karşıya geldiği filmlerdir. Canavar filmlerinde genel olarak doğa, kendisine karşı yapılmış kötülüklerin intikamı için geri döner ve sorumluları ortadan kaldırmaya çalışır. Filmlerde doğaya yapılan kötülükler; nükleer silah denemeleri, aşırı avlanma, hayvanlar üzerinde yapılan deneyler ile diğer suistimallerdir. Doğa bunlara karşı genel olarak mutasyona uğramış, olduğundan çok daha üstün niteliklerdek, agresif şekilde davranan hayvan-yaratık-mutant varlıklar veya doğa olayları ile karşılık verir. Filmlerde bazen doğaya zarar veren kişiler üzerinden intikam alınırken bazı filmlerde bunlara masum kişiler de dahil edilebilir. Doğanın saldırıları karşısında filmlerde insanlar tarafından gösterilen direnç ise farklı şekillerde gerçekleşir. Kahramanların birlik olduğu, birbirleri ile çatıştıkları, kaçtıkları, teslimiyetçi tavır serigledikleri veya askeriyenin devreye girdiği birçok Canavar filmi bulunur.

  55. Nazisploitation - Nazi İstismar Filmleri

  56. Birincil Bölge İtalya | İkincil Bölge Avrupa
    Film Listesi Nazisploitation – Nazi İstismar Filmleri Listesi

    Nazisploitation Filmler, Nazi döneminde Naziler tarafından yaşatılan istismarları istismar eder. Filmlerde gerçekte uygulanan istismarlar aktarılmaya çalışılır. Gerçekte ne olduğundan bağımsız şekilde genellikler şiddet ve cinsellik birbiri ile harmanlanır. Bunlara çokça bilime adanmış deneyler, mazoşizim, sadizm ve ırkçı unsurlar eklenir. Filmler izleyciye bazen yaşanılan gerçek deneyimleri aktarırken bazen gerçekliği kurgu ile karıştırır, abartır ve ticarileştirir. Nazi döneminde konsantrasyon kamplarında, hapishanelerde ve brothellerde yaşanan insanlığın sistematik yıkımı, Nazispolitation türünün izleyici açısından sürekli olarak sınanan referansı haline gelir.

  57. Ninja Filmleri

  58. Birincil Bölge Dünya

    Japonya'da gizli faaliyetler, suikastlar, istihbarat toplamak gibi yasadışı işlerin yapılması için nitelikli insanlara ihtiyaç vardı. Bu ihtiyacı karşılayabilecek nitelikte olan samuraylar vardı. Fakat samurayların itibarının zedelenmemesi gerekiyordu. 15. yüzyılda Ninjalar bu yasadışı ihtiyacı karşılamak için oluşturuldu. Fakat kendileri dahil Japon halkı kirli işlerle uğraşan Ninjaları kabul etmedi. Zaman içerisinde Ninja kavramı üzerine bir çok mit ve kült kurgulandı. Bu kavram olduğundan çok daha üst bir seviyeye taşındı. Martial arts filmeri altında yer alan Ninja filmlerin 1950'lerden itibaren sayıları artmaya başlamıştı. Önce Martial art filmlerin yaygınlaşması, Bruce Lee'nin 4 filmi sonrasında tüm dövüş sanatlarına olan ilgili üst kademeye taşıması ile birlikte 1980'lerde Ninja filmleri büyük çıkış yaptı.

  59. Nudist Filmler

  60. Birincil Bölge Dünya

    Nudist filmlerin başlangıcı sinemanın ortaya çıkış dönemine kadar dayanır. İzleyicilerin ilgisini çok kısa sürede çekerek filmlerini izlettirmek isteyen yapımcılar ile ortaya çıkan Cinema of Attractions akımı içerisinde çıplaklık barındıran bir çok film bulunmaktadır. Bu filmlerdeki çıplaklık, kurgu ve öyküden uzak basit yöntemlerle oluşturulur. Soyunma giyinme eylemleri ve röntgencilik çıplaklığın gösterilmesi için en çok kullanılan yöntemlerdi. Cinema of Attractions dönemi sonrasında sinemanın yükselişi ile birlikte çıplaklık kendisine daha fazla alan bulmaya başladı. 1930'lara gelindiğinde Hays Yasası ile birlikte çıplaklık Hollywood'ta diğer bir çok unsur ile birlikte yasaklandı. Nudist filmler bir sonraki yükselişini ve asıl isimlendirmesine kavuştuğu dönemine Nudist Kampların açılması ile ulaştı. Nudist kamplar ile ilgili filmlerin yanında, röntgencilik ve teşhircilik unsuru barındıran filmler bu türün ana omurgasını oluşturdu.

  61. Nunsploitation - Rahibe İstismar Filmleri

  62. Birincil Bölge Avrupa

    Nunsploitation filmler 1970'lerde yükselişe geçmiştir. Rahibelerin istismar edildiği filmlerdir. Filmlerde rahibe istismarı genelde cinsel veya şiddet ile gerçekleşir. Nazisploitation filmlerden daha belirgin ve Women in Prison filmlere benzer şekilde tür doğrudan kadınlar üzerine odaklanmıştır. İstismar edilen kadınlar diğer iki türdeki gibi toplumdan izole edilmiş durumdadırlar. Bu durum karakterlerde histerik duyguları körüklerken, bazı filmlerde karakterlerin lezbiyen yaklaşımlarını da tetikler. Engizisyon mahkemeleri, bekaret, kült objelerin fetiş araçlarına dönüşmesi, narsizm, mazoşizm, sadizm ve rahipler filmlerin vazgeçilmez öğeleridir. İstismar sineması için önemi, istismar edilen rahibelerin aynı zamanda kült niteliğinde olmalarıdır. Tüm istismar filmlerinde kültlere doğrudan saldırı vardır Nunsploitation filmlerde bu durum filmin ana omurgasıdır. Kült, kadın formunda birincil saldırı odağı haline gelmiştir. Rahibelerin istismarı bazen normal karaterler bazen ise yine başka kült nitelik sahibi olanlar tarafından gerçekleştirilebilir. Nunsploitationlar Katolik kilisesine karşı sinema içerisinde yapılmış en sert eleştirileri taşısa da istismar türü içerisinde değerlendirmeleri onları genellikle geri plana atar.

  63. Ozploitation - Avustralya İstismar Filmleri
  64. Alternatif İsim Aussiesploitation
    Birincil Bölge Avustralya

    Ozploitation Filmler Avustralya'lı yapımcılar tarafından çekilen istismar filmleridir. Filmler istismar sineması altında Sexploitation, Biker, Shocksploitation, Carsploitation gibi bir çok tür içerisinde kategorize edilebilir. Ozploitation Filmlerin ortaya çıkması 1970'lerin erken dönemine dayanır. 1971 yılında R derecesi özellikle Ozploitation Filmleri derecelendirmek için sinemada yürürlüğe girdi. 1975 yılına gelindiğinda Australya'da uzun metrajlı filmlerin yerli yapımını desteklemek için diğer büyük girişimlerin yanı sıra Avustralya Film Komisyonu'nu (AFC) kuruldu. Avustralya Film Komisyonu'nu 70'lerin başında hayat bulan Avustralya Yeni Dalgası'nın daha fazla finanse edilmesini sağladı ve Gillian Armstrong'un My Brilliant Career (1979) ve Peter Weir'in Picnic at Hanging Rock gibi filmlerin çekilmesinde rol oynayarak Avustralya Yeni Dalgası'nı ivmelendirdi. Avustralya Yeni Dalgası altında 70'ler ve 80'ler de birçok Ozploitation Film çekildi. Ozploitation Filmler 90'larda girdikleri duraksama döneminin arından tekrar 2010 ve sonrasında üretim adedi olarak artışa geçti.

  65. Pinku Eiga - Pembe Filmler

  66. Birincil Bölge Japonya

    Pembe filmler (Pinku eiga) çıplaklık ve cinsellik içeren filmlerin Japonya'da adlandırılması için kullaınılır. Pembe film tanımlaması, içerisinde çıplaklık ve cinsellik barındıran dram, aksiyon, gerilim, korku ve diğer tüm türlerdeki filmler için yapılabilir. Bu filmler 1960'ların ortalarında popüler oldu. 1980'lerin ortalarına kadar Japon yerli sinemasında egemendi. Diğer ülke sinemalarına benzer şekilde çıplaklık ve cinsellik içerikli Pembe filmler 1960'larda büyük ölçüde, düşük maliyetlerle büyük gişe başarıları elde etmeye çalışan küçük, bağımsız stüdyoların ürünüydü. 1970 civarında, büyük stüdyolar da Pembe film üretimine el attılar. Nikkatsu neredeyse yalnızca erotik içeriğe odaklanmaya başladı ve başarı elde etti. Pembe film pazarı, bir başka büyük film yapım şirketi olan Toei'nin Pinky Violence olarak adlandırılan filmleri üretmeye başlaması ile değişim içerisine girdi. Pembe filmler büyük yapım firmalarının devreye girmesi sonrasında çok daha nitelikli hale geldiler. Bazı Pembe filmler bu dönemde önemli gişe başarıları kazandı. 1980'lerde VHS'nin gelişimi ve yetişkinlere yönelik videonun ortaya çıkması izleyicileri, Pembe filmden büyük ölçüde uzaklaştırmıştır.

  67. Pornochanchada - Brezilya Porno-Komedi Filmleri

  68. Birincil Bölge Brazilya

    Pornochanchada, ismi porno (porno) ve chanchada'yı (hafif komedi) kelimelerinin birleşiminden oluşur. 1960'ların sonunda popüler olan, Brezilya'da üretilen bir seks komedisi film türüne verilen isimdir. Pornochanchada filmler ilk olarak, São Paulo'nun "Boca do Lixo" ("Çöp Ağzı") lakaplı şehir merkezinde üretildi. Tür genellikle orada üretilen düşük bütçeli filmlerin bir parçası olarak görülüyordu. Pornochanchada'lar genellikle diğer ülkelerde (İtalya, Almanya, İspanya, ABD, Arjantin, Meksika, vb.) üretilen seks komedileriyle aynı çizgideydi, ancak bazlarıı Brezilya'ya ait karakteristik niteliklerde barındırıyordu. 1980'lere gelindiğinde, gizli video kasetler aracılığıyla hardcore pornografinin yaygın olarak öne çıkmaya başlaması ile tür önemli bir düşüş yaşadı.

  69. Rape and Revenge - Tecavüz ve İntikam Filmleri

  70. Birincil Bölge Dünya

    Tecavüz ve İntikam filmleri tecavüze uğrayanlar veya yakınları tarafından alınan intikamları konu eder. Tecavüzler genellikle kadınlara karşı işlenir. Tecavüz, cinsel istismar dışında, kadına kaşı olan cinsiyetçi yaklaşım, kadının bulunduğu toplum sınıfına karşı düşmanlık, kadının gelir durumu ile arada olan uçurum ile de desteklenir (!). Filmlerde kadın (veya yakını) tecavüz sonrasında psikolojik bir dönüşüm sürecine girerek, tecavüzcüleri genellikle kanun dışı yollarla ve kendisine uygulanan istismara cevap olabilecek şiddette cezalandırma yoluna girer. Bu genel yapı içerisinde film içerik olarak Sexploitation, Slasher, Splatter filmler ile çok fazla alışveriş içerisindedir.

  71. Redsploitation - Amerikan Yerli İstismar Filmleri

  72. Birincil Bölge Amerika Birleşik Devletleri

    Redsploitation filmler, Amerika'da yer alan yerlilere yaşatılanlar ve yerlilerin intikamı üzerine kurgulanmış filmlerdir. Filmler diğer intikam temasındaki istismar türleri gibi temel olarak üç ana kısımdan oluşur. İlk olarak yerli veya yerliler beyazların zulmü altında ezilir. İkinci kısımda yerliler bir dönüşüm düreci yaşar. Son kısımda ise kendisine bu zulmü yaşatan beyaz adamdan intikam almak için geri dönerler. İntikam sahneleri bazı filmler de çok sert şekilde tasvir edilebilir.

  73. Sexploitation - Seks İstismar Filmleri

  74. Birincil Bölge Dünya
    Film Listesi Sexploitation – Seks İstismar Filmleri Listesi

    Sexploitation türü istismar sineması içerisinde en önemli tür olarak nitelendirilebilir. Sexploitation bir çok alt istismar türü için bir çatı türdür. Sexploitation veya alt türü olmasa dahi diğer birçok tür içerisinde vazgeçilmeyecek oranda cinsel istismar yer alır. Sexploitation filmler aynı zamanda sinema tarihi açısından da kritik alan işgal eder. Sinemanın ortaya çıkışında çekilen ilk filmlerde dahi cinsel istismarları yerildi. Sinema ve gösterilen cinsel istismar unsuru genişledikçe ülke sinemalarında cinsel istismar kaynaklı bir çok derecelendirme ve sansür sistemi hayata geçirildi. Cinsel istismar sadece alt akımlarda değil birçok ana akım filmde de kendine yer buldu. Sineması ekonomik olarak çıkmaza giren çoğu ülke sineması Sexploitation filmleri mali çıkış noktası olarak konumlandırdı. Öyleki ülke isimleri ile anılan alt cinsel istismar film sınıflandırmaları yapılmaya başlandı. Bir çok sinemacının ve oyuncunun kariyeri geri döndürülemez şekilde değişti. Çekilen Sexploitation filmler ile kırsaldan kente göçüşte sosyo-kültürel dizaynlar modellenmeye çalışıldı.

  75. Sharksploitation - Köpek Balığı İstismar Filmleri

  76. Birincil Bölge Amerika Birleşik Devletleri | İkincil Bölge Dünya

    Sharksploitation filmler 1975 yılında Steven Spielberg tarafından çekilen Jaws ile belirgin bir istismar alt türü halien gelmeye başladı. Jaws yazın ortasında vizyona girmesi, döneminin en gerçekçi görsel efektleri, içerdiği gore görüntüler ve Spielberg'ün üst düzey performansıyla büyük sansasyon yarattı. Film kısa sürede insanlara korku saldı. Ünü çok hızlı yayıldı. Bütçesinin onlarca kat üzerinde gişe geliri elde etti. Jaws; kısa sürede elde ettiği başarı, konseptin genel olarak teensploittaition ve slasherlara yakınsaması, genellikle yaz döneminde geçmesi sebebiyle maliyetlerin düşük olması ve yazın seyirciyi sinemaya çekebilecek merak unsuru uyandırması sebebiyle B film yapımcıları arasında oldukça popüler hale geldi. Sharksploitation filmler gelişen ve yaygınlaşan CGI teknolojisi ile istismar filmlerinin dijital ortama en çok giren alt türlerinden biri haline geldi.

  77. Slasher Filmler

  78. Birincil Bölge Dünya

    Slasher filmler de splatter filmler gibi korku alt türü içerisinde yer alır. Karakteristik olarak kesici aletler ile sapkın bir katilin bir kişiyi veya bir grubu öldürmesi öykü edilir. Splatter filmler kadar gore içerik barındırmazlar fakat splatterlar ve diğer shocksploitation filmler gibi izleyiciyi şok etme motivasyonu üst seviyededir. Alfred Hitchcock’un Psycho'su türün referans filmi olarak gösterilse de 70 ve 80'lerde çekilen filmler splatter türünü şu an bildiği gibi şekillenmesini sağlamıştır.

  79. Spacesploitation - Uzay İstismar Filmleri

  80. Birincil Bölge Dünya

    Spacesploitation filmler uzayı konu alan istismar filmleridir. Spaceploitation filmlerin bir kısmının rip-off mantığı içerisinde kendilerine referans aldıkları Star Wars gibi blockbuster yapımlar bulunur. Spaceploitation'lar Blockbuster'ları bazen kısmen veya tamamen kopyalarken bazen ise doğrudan sahne çalma yöntemi ile kopyalarlar. Spacesploitation filmler genel olarak korku, gerilim, aksiyon ağırlıklıdır. Filmlerde maliyeti düşürmek için tasvir edilen uzay atmosferine uygun olacak şekilde çöl, ova vb. geniş coğrafi alanlar kullanılır. Bu alanlar başka gezegenlerin bakir alanları olarak resmedilir. Filmler genel olarak korku, gerilim, aksiyon türleri ile ilişki içerisinde olsa da uzay filmlerini eleştirmek için komedi unsurlarını barındıran bir çok Spacesploitation filme rastlamak da mümkündür.

  81. Spaghetti Western Filmleri

  82. Birincil Bölge İtalya

    Spaghetti Western filmler Avrupa'da çekilen Western filmleridir. Spaghetti Western'ler, İtalyan Western veya Japonya da Macaroni Western olarak da adlandırılır. Spaghetti Western filmler, European Western olarak adlandırılan filmlerin ardından ortaya çıkmış bir türdür. Spaghetti Western'ler genelde bir çok Avrupa ülkesinin yapımcılığını üstlenmesi ile ortaya çıkar. Hollywood Western'leri ile kıyaslandığında Spaghetti Western filmler, mitlerden kopartılmış durumdadır. Karakterler ahlaktan yoksun şekilde hareket ederler. Bu durum Hollywood Western filmlerine göre daha sert öykü ve görüntülerin ortaya çıkmasına sebep olur. Sergio Leone türün baştan sona şekillenmesine sebep olan yönetmenlerin başında gelir. Özellikle A Fistful of Dollars filminin ardından gelen gişe başarısı bir çok Spaghetti Western filmin çekilmesi için tetikleyici bir motivasyon yaratmıştır.

  83. Splatter Filmler
  84. Alternatif İsim Gore Film
    Birincil Bölge Dünya
    Film Listesi Splatter Filmler Listesi

    Splatter filmler gore film olarak da adlandırılır. Splatter'lar korku türünün alt türüdür. Karakteristik olarak grafik şiddet içeriğine fazlaca barındırır. Shocksploitation türüne benzer şekilde izleyiciyi görüntü ile şoka uğratma amaçlanır. Filmlerde öldürme şekilleri kültlerle ilişkili motivasyonlara bağlı olabilir. Splatter filmler gerçek üstü olacak derecede çok fazla gore görüntüler barındırmaları sebebiyle korku türünde çekildikleri gibi komedi türünde de çekilirler. Bazı splatterlar ise korku-komedi olarak izleyici ile buluşur.

  85. Stoner Filmler
  86. Alternatif İsim Stonersploitation
    Birincil Bölge Amerika Birleşik Devletleri | İkincil Bölge Dünya

    Stonersploitation olarak da adlandırılan Stoner filmlerin de diğer istismar türlerine benzer şekilde ilk örneklerine sinemanın erken dönemlerinde rastlanabilir. Örneğin, 1930 ve 1940'ların Uyarıcı filmleri içerisinde değerlendirilen Reefer Madness (1936) Stoner filmlerin erken dönem başlangıç noktalarından biri olarak kabul edilebilir. Stoner filmler esrar kullanan karakterlerin başından geçen öyküleri anlatır. 1930 ve 1940'ların Uyarıcı filmlerinden bağımsız şekilde Stoner filmler genel olarak komedi türünde çekilirler. Filmlerin öyküsü kafası güzel karakterlerin başından geçen aksilikler ve ahmaklıklar üzerine yoğunlaşır. Bu sebeple dram, korku, gerilim, aksiyon türünde çekilen örnekleri olsa da bu örnekler genellikle içerisinde yine komedi öğeleri barındırır. Filmler de karakteristik olarak bir birine çok yakın 2 arkadaşa veya küçük arkadaş grubuna rastlamak olasıdır.

  87. Teensploitation - Genç İstismar Filmleri

  88. Birincil Bölge Amerika Birleşik Devletleri | İkincil Bölge Dünya

    Teensploitation filmler istismar türlerinin özelliştiği eylemlerin sadece gençlerin üzerinde uygulandığı filmlerdir. İstismar filmlerinin içerisinde mağdurlarının özel olarak gençlerden seçildiği filmler bu kategoriye girer. Filmlerin mağdur tarafının gençler olmasının bir başka amacıda filmlerin genç izleyici kitlesini hedeflemesidir. Teensploitation filmler ile gençlerin istismarı, doğrudan üzerinden istismar edilen genç kitleye pazarlanır. Teensploitation filmler diğer bazı istismar türleri gibi ilk örneklerini 1930s and 1940s cautionary filmler ile vermeye başlar. Teensploitation'lar genellikle komedi, korku, aksiyon, gerilim ve macera türündedir.

  89. Turkish Sexploitations - Türk Seks İstismar Filmleri

  90. Birincil Bölge Türkiye

    Turkish Sexploitation filmleri Yeşilçam'ın girdiği ekonomik darboğaz ile birlikte ortaya çıkmıştır. 1960 sonları ve 1970'lere gelindiğinde Türkiye'de Hollywood'un sinemaları işgal etmeye başlaması zaten ekonomik daralma içerisinde olan Yeşilçam sinemasını daha da zor bir duruma sokmuştu. Yeşilçam girdiği ekonomik kriz içerisinden kurtulmanın yolunu yine yabancı filmlerde buldu. Türkiye'de vizyona giren bir çok Sexploitation ve Dövüş Sanatı filmlerinin yüksek gelir elde etmesi Turkish Sexploitationlara giden yolu açtı. Film yapımcıları, yönetmen ve oyuncular çok kısa süreler içerisinde cinsel istismar filmleri çekmek için dönüşmeye başladı. Filmlerin sansasyonel etkisi özellikle Anadolu'da önemli gelirlerin elde edilmesine sebep oldu. Turkish Sexploitation filmleri zaman içerisinde pornografik filmlere evrilmeye başladı. Sansür kurullarına gönderilen kopyalar uygun şekilde hazırlanıyor, salonlarda gösterim öncesi hardcore sahneler filmlere ekleniyordu. Turkish Sexploitation filmleri bazen komedi bazen ise aksiyon türleri ile birlikte çalıştı. 1980'lere gelindiğinde; darbe sonrası artan yasaklar, VHS'nin yaygınlaşması, yapımcıların farklı talep noktalarına cevap vermeye çalışması ile Turkish Sexploitation filmleri sonlanma dönemine girdi.

  91. Turksploitation - Türk İstismar Filmleri

  92. Birincil Bölge Türkiye
    Film Listesi Turksploitation – Türk İstismar Filmleri Listesi

    Turksploitation filmler istismar türleri arasında ülke ile özelleştirilmiş alt türler arasında yer alır. Filmler genel olarak B veya Z film olarak nitelendirilebilecek filmlerdir. Bu filmler, Blockbuster olarak nitelendirilen filmleri araklayaran (rip-off) mockbuster'ların alt türü olarak kendine sınıflandırmada yer bulur. Turksploitation'lar da diğer ülke için özelleştirilmiş istismar türleri gibi istismarı, ülkeye ait motifler ile birlikte filmlere işlemiştir. Turksploitation filmler kısa bir süre için Türk sinema pazarında önemli bir paya sahip olmuş, çok fazla sayıda üretilmiş ve üreticileri için önemli bir gelir kaynağı haline dönüşmüştür. Turksploitation'ların ilk örnekleri arasında yer alan Drakula İstanbul'da gibi filmler, referans noktaları olan eserlere uygun olmayı denerken zamanla asıllar bir kenara bırakılarak filmler daha sansasyonel hale getirilip maliyetlerinin düşürülmesi için bambaşka şeylere evrilmeye başlanmştır.

  93. Vigilante - Kanun Dışı İntikam Filmleri

  94. Birincil Bölge Dünya

    Vigilante filmler, bir şekilde mağdur edilmiş kişinin adaleti sağlamak için yasaları çiğnediği filmlerdir. Bir başka istismar türü olan Blaxploitation filmler ile temel yapıları olarak benzerlik gösterir. Filmlerde mağdur edilen veya mağdur edilip haklarını savunamayan kişiler (çoğu zaman kendisi) için ortada olan kahraman, sistem içerisinde adeletin sağlanamayacağını görünce adeleti kendi yasa dışı yöntemleri ile sağlamaya çalışır. Genel olarak kahramanı sağalyan kişi kendi prensiplerini (alternatif bir adalet sisitmini) işletmeye çalışır. Bu filmlerin kökleri 1970'lerde ABD hükümeti tarafından gerçekleştirilen yolsuzluklara, Vietnam Savaşı'ndaki başarısızlıklara ve artan suç oranlarına ilişkin huzursuzluklara dayanıyordu. Filmler yeni-muhafazakarlığın yükselen politik eğilimini yansıtır. Vigilante filmlere sinemanın erken dönemlerinde dahi rastlansa da 1970 filmi Joe, türün belirgin şekilde varlığını ortaya çıkardı.

  95. Women in Prison - Hapisteki Kadın Filmleri

  96. Birincil Bölge Amerika Birleşik Devletleri, İspanya, Asya

    Women in Prison filmler 70'li yılların başında ortaya çıkan bir istismar türüdür. Filmler daha çok mahkum kadınlar arasında yaşanan büyük oranda çıplaklığa, lezbiyenliğe, tecavüze, aşağılamaya, köleliğe, sadizme, mazoşizme ve isyana dayanan cinsel fantezileri barındırır. Nazisploitation, Nunsploitation gibi türler ile temel olarak benzer temalara sahiptir. Amerikan, İtalyan ve Asya yapımı filmlere bu alt türde sıklıkla rastlanır. Women in Prison filmler 70 ve 80'lerde en popüler dönemlerini yaşadı. Günümüzde dahi halen popülerliklerini korumaktadırlar. Women in Prison filmler; Rape and Revenge filmler, Sexploitation filmler, Splatter ve Slasher filmler gibi diğer istismar türleri ile birlikte hibrid şekilde bir arada bulunabilir.

  97. ZAxploitation - Güney Afrika İstismar Filmleri

  98. Birincil Bölge Güney Afrika

    ZAxploitation filmler ülke kodu ZA olan Güney Afrika'da çekilen istismar filmleri için yapılan isimlendirmedir. Turksploitation, Mexploitation'a benzer şekilde ZAxploitation filmler de tüm istismar sinemasının kısa bir özeti gibidir. ZAxploitation filmler içerisinde tüm istismar türlerini barındırır. Filmler istismar sinemasının genel karakterlerine uygun şekilde genel olarak B filmlerdir. Düşük bütçeler ile çekilen bu filmlerde sansasyonel içeriklerin gösterimi ile hızlı bir şekilde bilinirlik ve hasılat elde etme amacı yapımcılar tarafından güdülmektedir. Sinemaının erken döneminde çekilmeye başlayan ZAxploitation filmlerin üretimi halen hızlı şekilde devam etmektedir.

Referanslar

https://en.wikipedia.org/wiki/Exploitation_film

https://journals.openedition.org/transatlantica/7846

https://www.grindhousedatabase.com/index.php/Main_Page

https://www.bbfc.co.uk/

Kült Ne Demek? Kült Film Nedir?

Onibaba kultalt.com 1

Kült Ne Demektir?

Kült (cult), “belirli bir grup insanın çok popüler hale getirdiği bir kişi veya eser” anlamını taşımaktadır.
Kült kelimesinin kaynağı İngilizce cult (kəlt) kelimesi gibi görünse de asıl kaynak Fransızca’dır. Kült, Fransızca culte kelimesinden türetilmiştir.

Kült Nedir? Kült’ün Latince Karşılığı

Kült Latince cultus (kul.tus) kelimesinden gelmektedir. Latince Cultus, tapınma inanma anlamındadır.
Kült (cult) ise tapınma eyleminin (cultus) gerçekleştirildiği şeyi ifade eder. Tapınma eylemi kişi, fikir eser veya başka bir şey için gerçekleştirilebilir. Tapınılan şey kült statüsüne taşınmış olur ve kült olarak nitelendirilir.

Cambridge Sözlüğü’ne göre Kült Nedir?

  1. Belirli bir grup insanın çok popüler hale getirdiği biri veya başka bir şey.
  2. Fikirleri birçok kişi tarafından garip kabul edilen dini bir grup.

Oxford Sözlüğü’ne göre Kült Nedir?

  1. Popüler hale gelen bir yaşama biçimi, tavır, fikir.
  2. Aşırı dini inançları olan ve yerleşik bir dinin parçası olmayan küçük bir grup insan.

Türk Dil Kurumu TDK Sözlüğü’ne göre Kült ne demektir?

  1. Din
  2. Yerel özellikler taşıyan dinî törenler.
  3. Belli bir dönemde aşırı ilgi gören film vb.

Kült Eser, Kült Yapım Ne Demektir?

The Devils kultalt.com
The Devils

Kült eser veya kült yapımlar, sanat severlerin verilen esere karşı tapınma eylemini göstermeleri ile ortaya çıkar. Bir eser hazırlanırken, eser belirli bir akım, teori, yaklaşım, tür veya alt türe uygun yaklaşımlarda hazırlanabilir. Fakat kült olması için hazırlanamaz -hazırlansa dahi bu eserin kült olduğu veya olacağı anlamına gelmez-. Kült nitelendirmesi ancak eserle karşılaşan sanat severlerin vereceği tepki ile ilişkilendirilmiş şekilde eser üzerine atanabilir. Bu sebeple bir eserin akımı, türü veya diğer sınıflandırmaları eseri veren kişi tarafından belirlenebilirken, bir sınıf gibi değerlendirilen “kült” konumlandırması sanat severin inisiyatifindedir.

Kült nitelendirmesi sanat eserleri için “kült eser” olarak betimlenir. Sanat disiplinleri içerisinde bir eseri nitelendirirken betimleme, sanat disiplinine göre “kült film” (cult movie), “kült roman”, “kült kitap” (cult novel/book), “kült albüm” (cult album) olarak özelleşir. “Kült yapım” genel olarak sinema için kullanılan ve kült film ile eş değer bir tanımlamadır.

Kült Film Nedir?

Kült filmler kendisine sıkı şekilde bağlı bir izleyici kitlesi edinebilmiş ve zaman içerisinde bu izleyici kitlesinden kaybetmezken arttırabilmiş, içerik ve/veya yaklaşım olarak döneminin ana akım filmlerinden ayrılan filmlerdir. Kült filmler, yönetmen, tür, dönem ve akımlar üstüdür. Bu sebeple bir akım, yönetmen, tür, dönem vb. sınıflandırmaların içerisinde verilen tüm eserler doğrudan kült olarak nitelendirilemez.

Onibaba kultalt.com 1
Onibaba

Sanat disiplinleri altında kült eserlerin nitelendirilirken kült film, kült roman gibi betimlenmesine benzer şekilde; sinema disiplini altında kült filmleri nitelendirirken, filmlerin türleri de bu betimlemeye dahil edilebilir. Örneğin; kült korku filmleri (cult horror movie), kült savaş filmleri (cult war movies), kült komedi filmleri (cult comedy movies) vb.

Sinema disiplininde kült kavramı zamanla kendi anlamından sıyrılmaya başlayarak “iyi” veya “en iyi” kavramının yerini almaya başlamıştır.

Kült Yönetmenler

A-Clockwork-Orange-kultalt.com
A Clockwork Orange

Aynı kült film tanımlamasındaki gibi kült yönetmen tanımlaması da yönetmenle ilişkisiz yönetmenin takipçilerinin gösterdiği davranış şekli ile ilişkilidir. Genel olarak kült yönetmen olarak nitelendirilen yönetmenlerden bazıları aşağıdaki gibi listelenebilir.

  • Stanley Kubrick
  • Michael Haneke
  • David Cronenberg
  • David Lynch
  • Quentin Tarantino
  • Yılmaz Güney
  • Ken Russell
  • George A. Romero
  • John Waters
  • Russ Meyer
  • Michelangelo Antonioni
  • Pier Paolo Pasolini

Kült Filmler ve Kült Film Listeleri

KültAlt kült filmler için en geniş Türkçe içerik kaynağıdır. KültAlt içerisinde farklı başlıklar altında yazılmış bir çok kült film listesi bulunur. Film listeleri oluşturulurken, listenin film çeşitliliğinin en üst seviyede olmasına dikkat edilir. Bu sebeple kült film listelerinde yönetmen sineması, film türleri veya tarihsel aralıklara bağlı kalmadan içerik oluşturulur. Bu yaklaşımın sonucu olarak belirli bir kapsam altında oluşturulmuş olsa dahi liste içerisinde tüm kapsamı kavramaya yetecek kadar film sunulmuş olur.

Aşağıda KültAlt içerisinde yer alan kült film listelerine yer verilmiştir.

Kült Film Listeleri

Reddetme Yetkinliği Hakkında

To Kill a Mockingbird Suçlu kultalt.com  e1494095381937

Demokrasi ile birlikte çoğunluk, kendilerine işaret edilenleri güçlü kılarak -otorite haline getirerek- kendileri ile birlikte azınlıkların da o otoriteye bağlı kalmasını sağladı. Çoğunlukların marifetiyle ile ekonomik, kültürel, sosyal hatta fizyolojik ve psikolojik şekilde boğazlarından otoritenin bir ucunu elinden bırakmadığı zincirlere bağlanmış kalabalıklar ortaya çıktı.

Maalesef biat etmek ve boğazına parlak bir zincir edinip bunu başkasının eline tutuşturmak bile sorgulamanın sorumluluğunu bırakmak için yeterli değildir. Bunu yaparak kitlelerden vasıfsız kalabalıklara dönüşenler, dönüşümlerinin diyeti olarak kendilerini; yalnızlaşanların ve yabancıların üzerinde tepinebilecek imtiyazlılar olarak görmektedir.

En yakını 1962 yılı çevrimi To Kill a Mockingbird olan dört film sayesinde; çoğunluk olmanın suç işleme dinamiğini nasıl tetiklediği sinemadaki yansımaları ile görülebilir. Filmler içerisinde kahraman olarak nitelendirdiğimiz kişiler kendilerine kalabalığın akışına bırakmayan sorgulayanlardır.

Dört film;

Kasabalarındaki çocuk tecavüzleri sebebiyle namusunu temizlemek isteyen kalabalığın, yakaladıkları suçluyu cezalandırma hikayesini konu alan Fury (1936);

Çevresi geniş, sevilen ve zengin bir iş adamı olan Kinkaid’in katledilmesi ve mallarının çalınmasının ardından arkadaşlarının, sevenlerinin intikam alma hikayesi, The Ox-Bow Incident (1943);

Babasını öldürdüğünden şüphelenilen bir gencin mahkemede adil şekilde yargılanmasını sağlamaya çalışan 12 jüri üyesinin zor saatlerini anlatan 12 Angry Men (1957);

Ve tecavüzden sorumlu tutulan Tom Robinson’ı savunmayı bir insanlık görevi gören Atticus’un hikayesinin anlatıldığı To Kill a Mockingbird (1962).

İncelemede dört film içerisinde bulunan suç unsuru, suçlu, kalabalık, kahraman ve son ayrı ayrı incelenecek, ardından genel bir sonuca ulaşılacaktır.

Suç Unsuru

Filmlerin hiç birisinde suça grafik olarak tanık olmayız. Öyledir ki 4 filmde işlenen suçlardan sadece birisine dahi film karakterleri dahil açık şekilde tanık olan kimse yoktur. Bu aslına bakılırsa öykü açısından çok uygundur. Suçu sadece hikayenin sıradan öğesi haline getirerek doruk noktalarından uzaklaştırır. Bu sıradan öğenin yerine diğer unsurlar ön plan çıkmaya başlar. Demokrasi, linç, toplum, adalet gibi. Suçlanan kişinin suçlu olup olmama durumunun değişimi ile karakter gelişimleri ve doruk noktaları rahatlıkla yaratılabilir. İzleyiciyi, filmlerde suçlanan kişiler gibi mesnetsiz bırakılarak, karakter-izleyici empatisinin gelişmesine olanak sağlanır. Suç eyleminin bu şekilde imgeleşmesi ile suçlananların suçsuzluğunun ispatına adanan öykü içerisinde bir kere bile suçu gerçekte kimin işlemiş olabileceği ile merak unsuru oluşmaz.

Fury’e baktığımızda işlenen suç olarak çocuk tecavüzü seçilmiştir. Suç filmin başlamasının ardından işlenmiş olmasına rağmen izleyici suça tanık olmaz. Kasaba sakinleri gibi izleyiciye de çocuk tecavüzlerinden haberdar edilir. Sadece rastlantı sonucu tecavüzlerin işlendiği yerden geçmekte olan Joe Wilson suçlu sanılarak yakalanır. Sürprizlere çok gebe olmayan filmde Joe Wilson’ın suçsuzluğundan emin olan izleyici, Joe Wilson’ın suçluluğundan emin olan kızgın kalabalığın en baştan beri yanlış tarafta olduğunu bilmektedir. Yani izleyici ile filmdeki kalabalık birbirlerinden ayrılmıştır.

The Ox-Bow Incident için suç unsuru; tanınmış, zengin ve çevresi geniş Kinkaid’in katli ve ardından sığırlarının çalınmasıdır. Suç, film öyküsü başlamadan işlenmiştir. Suça yine ne izleyici ne de kalabalık tanıklık etmemiştir. Hem izleyici hem de kalabalık suçtan haberdardır. Fakat Fury’den farklı olacak şekilde suçlu olarak yakalanan 3 kişilik gezgin grubun suçlu olup olmadığı ile ilgili izleyici ve kalabalığın bir bilgisi yoktur. İzleyici ile kalabalık Fury’e nazaran birbirine daha yakın konumlandırılmıştır.

12 Angry Men ile The Ox-Bow Incident suç karşısında izleyici ve kalabalığın konumlandırılması ile ilgili benzerlik gösterirler. 12 Angry Men’de bir adam öldürülür. Adamın ölümünden, çocuğu sorumlu tutulur. Suç yine film başlamadan önce işlenmiştir. Ve yine, ne izleyici ne de kalabalığın tanıklığından bahsedilebilir. Her ikisi de sadece haberdardır. İzleyici ile kalabalık yakın konumlandırılmıştır.

To Kill a Mockingbird’te ise suç unsuru beyaz bir kadına yapılan tecavüzdür. Tecavüz eden kişi olarak bir siyah, sanık olarak gösterilmiş ve yargılanmaktadır. Suç yine film süresinden öncesine aittir. Yine izleyici ve kalabalık tarafından görülmez. Hem kalabalık hem de izleyicilerin kimin suçlu olduğu ile ilgili bilgisi yoktur. İzleyici ile kalabalık belirsizliklerden ötürü aynı taraftaymış gibi görünse de kalabalığın siyahi adamı suçlu görmesinde ki asıl sebep ırkçılık temelinde filizlendiği için aslında iki taraf arasında keskin bir ayrımdan da söz edilebilir -ırkçı izleyicileri bir kenara ayırırsak-.

İzleyici ile kalabalığın konumlandırılmasına bakıldığında, ikisi arasındaki mesafe ne kadar açılıyorsa izleyicinin sorguladığı başlık o derece kronolojik olarak geriye gider ve keskinleşir. Örneğin Fury’de suçlu olarak gösterilen Joe Wilson’ın suçsuzluğundan izleyici neredeyse emindir. Buna rağmen kalabalık tarafından Joe Wilson’ı öldürülmek istenmektedir. İzleyici burada adaletten daha çok yaşama hakkı ve linç kültürü üzerine yoğunlaşır. Daha yakın mesafedeki izleyici ve kalabalık konulandırılması için 12 Angry Men’e bakıldığında ise izleyiciye göre konu daha çok etik ve adil yargılamaya dönüşür. Buna rağmen her iki filmde de suçlunun muhtemel cezası aynıdır: Ölüm.

Suçlu

Dört filmde de %100 olacak şekilde kanıtlanmasa da suçlu olarak gösterilenlerin filmin sonunda suçsuz olduğu kanaatine ulaşılır veya suçsuzlukları ortaya çıkar. Bu durum karakter gelişimleri için oldukça iyi bir fırsattır. Karakter gelişiminden kasıt sadece suçlu olarak görülenler için değil kişiyi suçlayanlar ve suçsuzluğunu savunanların için de geçerlidir. Yani tek bir karakter imge haline getirilerek üzerindeki değişim adalet unsuru ile birlikte tüm tarafların gelişimi haline gelir. Fury’i burada biraz ayırmakta fayda var çünkü Fury’de suçsuzluk durumu suçlanan için izleyici tarafında daha belirgindir. Aynı zamanda filmin ikinci yarısında gerçek bir suç unsuru da kalabalık tarafından suçlu olarak görülen Joe Wilson üzerinde oluşmaya başlar. Bu sebeple karakter gelişimleri 2 katıyla filmin 2. yarısına sıkışmıştır.

Fury belki de ileride çocuk sahibi olacak iki sevgilinin evlilik planları ile başlar. Katherine Grant’in daha fazla para kazanabilmek için başka bir bölgeye taşınması ile çift ayrılmasa dahi birbirinden uzaklaşır. Ta ki Joe Wilson kurduğu iş ile evlenebilecekleri kadar para biriktirip Katherine Grant’in yanına gitmeye karar verene kadar. Yolda aracıyla müstakbel eşine doğru giderken rastlantılar sonucu uzun zamandır aranan bir çocuk tecavüzcüsü olduğu sanılarak kasabadaki hapishaneye atılır. Şerif ve yardımcısının elinde suç mahallinden geçilmesi, cepteki fıstık kabukları vb. keskin(!) kanıtlar bulunsa da izleyici olarak bizler Joe Wilson’ın suçsuz olduğunu biliriz. Sevgilisiyle aylardır çalışıp para biriktirmek için ayrı yerlerdedirler ve evlenmek onlar için en büyük amaçtır. Yapılan bu yolculukta evlilik ile sonuçlanacaktır. İzleyici tüm bunlara şahit edilir ve bunların hiç birisi suçsuzluğun ispatı için yeterli değildir. Joe Wilson’da izleyici ile aynı durumda olduğundan şerif ve yardımcılarına suçsuzluğunu ispatlayamaz. Ve adil bir şekilde yargılanması için şerif tarafından hapishaneye atılır.

Suçlu kalabalık içerisinde olmayan bir yabancıdır. Yoldan çevirdikleri birisidir.

The Ox-Bow Incident dört film içerisinde suçlu olarak gösterilenlerin suçluluğundan izleyicinin de en çok şüphelendirildiğidir. Zengin ve sevilen Kinkaid’in ölümünün ardından kalabalık sokağa dökülür. Ve katil/katilleri aramaya koyulur. Kırsalda atları ile birlikte konaklayan ve uykuda olan üç kişilik bir gruba rastlarlar. Üçlüyü sorguladıklarında aldıkları cevaplar oldukça şüphe uyandırıcıdır. Tek bir iddia bile elli kolu bağlı zapt edilmiş üçlü tarafından ispatlanamayacak niteliktedir. Üçlü içerisinde Martin ön plana çıkar. Ekibinin normalde de lideri olması, arkasında bırakacak bir ailesi olması ayrıca adaleti orada bulunan herkesten daha çok sindirmiş olduğu için bu karakter özellikle sivri hale getirilmiştir. Martin üçlünün sözcülüğünü üstlenir. Nereden gelip nereye gittiklerinin bilen iki kişiden biri zaten öldürmekle suçlandıkları Kinkaid’tir. Bir diğeri ise suçlulardan Martin’in zahmet edipte ulaşılamayacak kadar uzakta olan eşidir. Kinkaid’ten satın aldıkları yani kalabalığa göre çaldıkları sığırların makbuzu yoktur. Üçlüden biri olan Meksikalı’nın üzerinden ise yolda bulduğu Kinkaid’in silahı çıkar. Üçlünün sonuncusu yaşlı adam ise ne dediğinin bile farkında olmayan bir bunaktır.

Suçlular yine yoldan çevrilen yabancılardır.

12 Angry Men’de suçlu bir çocuktur. Babası öldürülmeden önce babası ile tartışmıştır. Tanıkların dediğine göre babasına “seni öldüreceğim!” diye bağırmıştır. Bağırmasını kendisi de doğrulamaktadır. Aynı zamanda daha yeni satın aldığı bıçak (veya bir benzeri) ile babası öldürülmüştür. Cinayet anına tanıklık etmiş, tam olarak çocuğun babasını öldürdüğünü gördüğünü söyleyen bir kadında bulunmaktadır. Çocuk babasının katledildiği anda başka yerde olduğunu da ispatlayamamıştır.

Bu çocuk kenar mahallelerde yetişen, eğitimsiz, sabıkalı, daha önce bıçaklı kavgalara karışmış, babası ile de sık sık tartışan sorunlar yığınından ibarettir.

Kalabalık için suçlu, sosyal ve ekonomik olarak reddedilmiş bir sınıftandır ve dolayısıyla yabancı, yabancıdan daha öte doğuştan cezalandırılması gerekenler arasındadır.

To Kill a Mockingbird’te suç unsuru beyaz bir kadına tecavüzdür. Suçlu Tom Robinson ile ilk üç filme göre çok daha geç karşılaşırız. Tom Robinson kırsalda tarlalarda çalışan bir zencidir. Sürekli olarak yardım ettiği bir kadın tarafından kendisine tecavüz ve saldırı suçlamasında bulunulmuştur. Aynı diğer filmlerde olduğu gibi suçsuzluğu ispatlamanın pek bir yolu yoktur tabi suçluluğu da.

Tom Robinson bir siyahtır. Daha ırkçılıktan tam anlamıyla kurtulamamış Amerika’da bir yabancıdır.

Filmlere bakıldığında suçlular ya yabancıdır yada istenilmeyenlerdir. Suçları ise hiçbir zaman nitelikli değildir. Örneğin bir nitelikli dolandırıcılık, vergi sahtekarlığı, kara para aklama veya politik suçlara bu filmlerde rastlanamaz. Bunun sebebi aslında suçluların kalabalık tarafından yabancı gibi görülmesine rağmen tamamen kendileri gibi kişiler olmasından kaynaklanır. Suçlarda zaten dönemin kalabalıkları tarafından sıklıkla işlenen suçlardır.

Kalabalık

Dört filmde de kalabalıkların en büyük derdi kendileri temiz olmamalarına rağmen (ve belki de tam da bu sebeple) ihtiyaç duydukları arınma hissidir. Kalabalıklara göre arınmak için diyet ödemek, kurban vermek çok daha uygun görünür. Bu sebeple kendilerinden olmayan, yabancı olarak görülenler sürekli olarak ölüme gönderilmeye çalışılır. Böylece sözde düzgün bir toplum yapı kurulması amaçlanır. Ölüme gönderilen yabancılara karşı işlenen suçlar ise sistemi içerisinde kaybolacaktır. Genelde ise çoğunluğun karar verici olduğu demokrasinin. Suç, kalabalık söz konusu olduğunda ufak şımarıklıklardır.

Kronolojik olarak bakıldığında kalabalıkların filmlerdeki davranışları neyse ki gelişim gösterir.

Fury 1936 yapımıdır. Kalabalık suçluyu yakmayı tercih eder. Bu aslında Monty Python And The Holy Grail’de de yer aldığı gibi orta çağa ait bir geleneğin vuku bulmasıdır. Zaten kalabalıkta Monty Python And The Holy Grail de karikatürize edilene oldukça yakındır. Bu infaz onlar için bir eğlencedir. The Ox-Bow Incident’ta olduğu gibi herhangi bir kalabalık içi yargılama sürecinden dahi söz edilemez.

The Ox-Bow Incident 1943 yapımıdır. Kalabalık kendi içlerinde suçluyu sorgular ve yargılar. Hatta tüm kalabalığı oluşturan bireyler belirli evrelerden geçerek kolluk kuvveti, jüri, infaz ekibi gibi niteliklere bürünürler. Kırsal ve ilgili dönem düşünüldüğünde yine de fena sayılmayacak bir durum. Tabi bu durum arınma hissinin önüne geçemez. Suçlular bu sefer yakılmayarak günümüzde dahi bir şekilde kabul gören asılma ile cezalandırılmaya çalışılır.

12 Angry Men 1957 yapımıdır. Bu filmde kalabalık kadraj içinde ve dışındadır. Kalabalığı 12 jüri üyesinin 11 ve bu 11 üyeyi aslında hem yanlış yönlendiren hem de arka planda güdülenmiş olarak onlarla işbirliği yapan tanıklar yer almaktadır. Öyle ki tanıklar aynı yukarıdaki kalabalıklar gibi arınma için kurban ister fakat konu mahkemeye intikal ettiği için karar ancak fikren kendilerinden çok da uzak duruş sergilemeyen jüriden çıkacaktır. Çarptırılmış tanıklıklar ile içerideki 11 üye için gerekli infaz kararının sebepleri fazlasıyla sunulmuştur. Jüri üyeleri tamamen bambaşka profillerden oluşur. Buna rağmen karakterle suçu eşleştirme konusunda hepsi anlatılanlardan kendilerine uygun birer çıkarım yapmayı becerirler. 12 Angry Men’de ki infaz elektrikli sandalye ile gerçekleştirilecektir.

To Kill a Mockingbird 1962 yapımıdır. Kalabalık her ne kadar Fury’i hatırlatır şekilde linç için mahkumun hapsedildiği noktaya gelip kapıya dayansa da oldukça kırılgan bir yapıya sahiptir. Atticus’un küçük kızının alttan yürüyen kısa konuşması dirençlerini kırar. Kalabalığın içerisindeki küçük kalabalık olan tecavüz olayının mağdurları ise filmin son sahnesine kadar geri adım atmayacaklardır.

Kalabalık için kişilerin suçlanmasında en büyük yeterliliğin kendi çoğunluklarından kaynaklandığını düşünmeleri, yanlış yorumladıkları demokratik haklarıdır(!). Çoğunluk bu kişiyi suçlu olarak görüyor, o zamana bu kişi suçlu ve eğer öyle ise çoğunluk suçlunun cezalandırılması istiyor o zaman suçlu cezalandırılmalı.  Demokrasinin günümüzde dahi en yanlış anlaşılmış hali bu olsa gerek. Çoğunluk içerisindeysen istediğini elde edebilirsin. İstekler ise sadece sürekli yapılan hatalar ile tetiklenen daha radikal hatalardan ibarettir. Bireyleri çoğunluğun parçası olarak ile suç işleyebilme kabiliyetine sahip olabilmeleri alınan en büyük haza dönüşür. Katliamlar ayine, ayinler ise nihayetinde birer partiye dönüşecektir. Bambaşka bir filmden Monty Python And The Holy Grail’den gelen analiz çok açıktır.

Kahraman ve Son

Aşağıda sıralananlar öykü içerisindeki kahramanlardır. Her şeye rağmen suçsuzluklarından emin olmasalar dahi suçlanan kişilerin yanında yer alarak serbest kalmaları için değil adil şekilde yargılanmaları için kendilerini ortaya koyanlardır. Haksızlığa karşı gelme durumu fikren hepimiz için vuku bulsa da ancak çok azı doğru bulduğu için kalabalıkların arzusunu reddetmeyi fiilen becerebilir, eyleme geçebilir. Genelde ise olan sadece; görmemek, duymak, bilmemektir veya ağlamaktır.

Filmlerdeki kahramanların farklı nitelikleri sebebiyle kalabalığa farklı açılardan bakabiliriz. Kahraman ile kalabalığı; Fury’de suçlunun gözünden, The Ox-Bow Incident’ta kalabalığın içindeki muhaliflerin gözünden, 12 Angry Men’de karar merci olan jürinin bir üyesinin gözünden, To Kill a Mockingbird ile ise sanığın avukatının gözünden görebiliriz. Bu farklılık bize eksiksiz ve tüm konuyu görebileceğimiz bir bakış açısı sağlar.

Fury belkide ilk örnek olmasına rağmen bu bakış açısına en çok katkı sağlayandır. Müstakbel eşin Katherine Grant’e giderken çocuk tecavüzcüsü olarak hapsedilen Joe Wilson kalabalık tarafından linç edilmek istenir. Ardından bunla yetinilmez ve yakılır. Yanarak öldüğü düşünülmesine rağmen patlatılan ve yakılan hapishaneden kaçmayı başarmıştır Joe Wilson. Yapılan haksızlık karşısında intikam almalıdır. Kendi arınmasını yaşaması gereklidir. O ana kadar masum olan ve mağdur edilen Joe Wilson bir anda kendisini mağdur eden kalabalığın ufak bir temsili haline dönüşür. Hayatta olduğunu saklı tutup yakınlarını kullanarak tüm kasaba halkını (yani filmin ilk kalabalığını) dava ederek kendi olmamış ölümü ile sanki ölüm gerçekleşmişcesine cezalandırmaya çalışır. Ve bunu başarır da. Kalabalık en başta bir adamı yakarak öldürmüşken sonrasında aslında işlemedikleri suç sebebiyle cezalandırılmanın eşiğine gelmişlerdir. Filmin ikinci yarısında izleyicinin kalabalıkla empatisi gelişmeye başlar. Ve bu sefer kahraman olarak görülen Joe Wilson kötü adama haline gelir. Joe Wilson’ın kalabalığı cezalandırma denemesi ve başarısı aslında bize kalabalık olmaktan ziyade haklı olmanın sonucu gibi görünse durum görünenden farklıdır. Joe Wilson yakıldığı düşünüldüğü anlar filme kaydedilmiştir. Film kayıtları mahkemede ortaya çıkana kadar tek bir sanık dahi gösterilemezken kamera görüntüleri ile tek tek herkesin tespit edilmesi mümkün olmuştur. Yani aslında suçlanamaz kalabalık kavramı ortadan kalkıp yerini suçlanabilir bireyler almıştır. Kaybeden yine bireydir. Kalabalığı oluşturan bireyler tek tek cezalandırılacaklerken Joe Wilson  müstakbel eşi Katherine Grant sayesinde mahkeme salonuna gelir ve gerçeği açıklar.

The Ox-Bow Incident’ta filmin farklı zamanlarda yapılan haksızlığa karşı duran farklı kişiler vardır. Hepsini tek bir karede ancak bir kere görebiliriz. Açık arazide infaz vakti geldiğinde suçluların mahkemeye çıkartılması veya hemen orada infaz edilmesi yönünde karar almak için kalabalık içerisinde oylama yapılır. Oylama da kalabalığın içerisinden 7 kişi kalabalığın karşı tarafında geçerek adil yargılama yapılması ve beklenmesi gerektiğini savunur. Sayı olarak yetersiz kalmalarına rağmen kendilerini filmin sonunda ortaya çıkacak gerçek karşısında suçlu durumuna düşürmekten kurtarmışlardır. Çoğunluğun isteği ile ceza infaz edilir ve yabancılar asılarak idam edilir. Bundan sadece kısa bir süre sonra ise şerif ile karşılaşan kalabalık kendisinden astıkları kişilerin suçsuz olduğunu öğrenecektir. 7 kişi kahraman gibi görünse de başarılı olamamışlardır. Buna rağmen başarılı olan bir kişi vardır. İdam edilenlerin elebaşısı olarak görülen Donald Martin. Eşine yazdığı mektup film sonunda kalabalık tarafından okunacak ve bıraktığı etki sinema tarihinden dahi silinmeyecektir.

7 kişinin infazı reddetiği sahne sadece fikir sahibi olmanını yeterli olmayacağı aynı zamanda eyleme geçmenin gerekliliğini belirtmesi açısında çok kritiktir. Çünkü infazın gerçekleşmesine ses etmeyenlerin içerisinde çok fazla tarafsızdır ya da çekimser bulunmaktadır. Onlar sadece çoğunluk tarafında bulunmanın konforunu seçenlerdir, nihayetinde suçludurlar.

12 Angry Men’de jüri odasının içerisinde yer alırız. Sanık sandalyesindeki çocuk babasını öldürmekle suçlanan, kenar mahallede yaşayan, suç geçmişi olan, eğitimsiz bir zencidir. Jüri değerlendirme için odaya girdiğinde idamı için oylama yapılır. Oy birliği ile alınacak karar uygulanacaktır. Muhtemelen hepsi çocuğun suçluluğundan hepsi eminken ve idam edilmesi için oy kullanırken 1 kişi çocuğun suçsuz olduğunu belirtir. 8. jüri üyesi daha sonra kendisininde açıkladığı gibi sadece çocuğa bir şans vermek istemiştir. Dar bir odanın içerisinde, sıcağın ve rutubetin altında, tanımadığı karşıt fikirli 11 jüri üyesini -bazılarına göre bir hiç için- karşısına dikmiştir. 11 jüri üyesinin her biri ile tek tek mücadele eder. Her birinin idam kararını yıkmayı dener. 11 üyeye bakıldığında zenci çocuğun 11 farklı sebeple idam edilmesi gerektiğine bile inanılabilir. Babayı hiçe saymak, büyüklere saygısızlık, karanlık geçmiş, kenar mahalleye ait olma, bıçak satın alma hatta gece gittiği filmin adını hatırlayamamak bunlardan bir kaçıdır. 8. jüri üyesinin kendisini savunurcasına çocuk için yaptığı tüm çıkışlar aslında diğer üyelerin dolayısıyla toplumun genelinin analizi haline dönüşür. Suçlu kalabalıktır.

To Kill a Mockingbird’te Avukat Atticus kahramanımızdır. Tecavüzcü bir zenciyi savunmak yani daha en baştan istenmeyen adam olma durumu Atticus için diğer filmlerdekinden farklı gelişir. Bu dava kendisine amiri olan Hakim Taylor tarafından biraz emri vaki ile teklif edilir. Atticus’un reddetme şansı vardır ama görevden kaçmayı istemez. Sonuçta hangi tarafta olursa olsun adaletin işlemesi için çalışacaktır. Atticus görevinin ötesinde müvekkilini korumak için çalışır onu linç girişiminden kurtarır. Kaybedilmiş bir maça çıkmaktadır. Bunu kabul etmesi bile takdirleri toplamasına yetecekken o savunmasını başarılı şekilde yürütür. Ve aslında müvekkilinin bu suçu işleyemeyeceğini ispatlar. Fakat jüri müvekkilini suçlu bulur. Temyiz için şanslarını deneyecek iken müvekkilinin transfer sırasında kaçtığı ve polis tarafından vurularak öldürüldüğü haberi ulaşır. Bu ölümün ne şekilde gerçekleştiği yine bir bilinmez olmakla birlikte sonuçta beyaz halk için tecavüzcü bir zenci ölmüştür. Konu kapanır.

Sonuç

4 film ile anlatılan -her ne kadar ortada ölümle cezalandırılacak kişiler bulunsa da- kalabalığa karşı reddedenin, reddetme mücadelesidir. Suç ve suçun işleyenleri kısa sürelerde imgeselleşerek bu mücadelenin üzerinde savaşılan arenası haline gelirken kalabalık ve reddedenler yücelmeye film içerisinde başlar. Bu sebeple sonuçlar ve gerçek suçluların kim olduğu değerinin kaybeder. Önemli olan kimin reddedip eyleme geçebildiğidir, önemli olan kalabalığın ne kadar gelişim gösterip kalabalık olma niteliğinden uzaklaşabildiğidir. Filmler dayatılanı reddedenlere sunulan birer yol haritasıdır. Reddedenler dört filmde de yalnız bırakılmaktan, tehdit ve fiziksel şiddete kadar uzanan bir yoldan geçer. Buna rağmen hiçbirisinde geri adım atmazlar.

Diğer Notlar:

4 filmde kronolojik sıra ile gidildiğinde reddetme sürecine yabancının gözünden, kalabalığın gözünden, jürinin ve sonunda bir avukatın gözünden bakma fırsatını buluruz. Buna rağmen To Kill a Mockingbird’ü bi kenara ayırırsak yine aynı kronolojik sırada kendimizi konuya suçlunun, yabancının, kalabalığın gözünden bakarken de bulabiliriz. Filmler öyküleri ile buna imkan sağlar.

Her filmin içerisinde en az suç katmanı kadar nitelikli öykü katmanları vardır. Fury’de Joe Wilson’ın yaşadığı psikolojik çalkantılar, The Ox-Bow Incident’ta Maj. Tetley ile oğlu Gerald Tetley arasındaki ilişki, 12 Angry Men’de3. Jüri üyesinin çocuğu ile geçmişi ve 8. jüri üyesinin karakteri, To Kill a Mockingbird’te ise Atticus un çocukları Scout ile Jem’in hayatla tanışmaları bunlardan ön plana çıkanlarıdır.

Dört filmde de suçlu olarak gösterilenler suçsuz çıkmış veya suçsuzlukları ispatlanmaya çok yaklaşılmıştır. Gerçek suçluların bahsi bile geçmemiştir. Bu nitelikleri ile filmler birer suç filmi olmaktan sıyrılmıştır. Odak noktası reddetme üzerinde yoğunlaşmıştır.

Suçluyu işaret eden kalabalıkların, hepsinin aslında suç işlediği filmlerin muhtelif yerlerinde ortaya çıkar. Aynı zamanda yanlış kişinin ölüme götürülmesine bunca çaba harcayan kalabalıklar aslında sadece hedef şaşırtıp gerçek suçluların hareket kabiliyetlerini arttırmıştır.

Filmlere kronolik sırada bakıldığında kalabalığın yaklaşımında bir gelişim de fark edilmektedir. The Fury’de (1936)  suçlu yargılanmadan yakılarak cezalandırılmak istenir. The Ox-Bow Incident’ta (1943) suçlu kalabalıkça üstünkörü soruşturulup asılmak istenir. 12 Angry Men’de (1957)  adil bir yargılama süreci vardır çocuk idam edilmek istenir. To Kill a Mockingbird’te (1962) ise yine adil bir yargılama vardır ve temyizden dönecek bir mahkeme sürecinden bahsedilebilir.

Dört filme rağmen halen reddetme dürtüsü aç ve açıkta olabilir. İzlenmesi gereken başkaları vardır; Azize Jeanne d’Arc’ın idam sürecinin anlatıldığı Robert Bresson’ın “Procès de Jeanne d’Arc” ve Fury’nin de yönetmeni olan Fritz Lang’in “M”si bu serinin tamamlayıcıları olabilir.





Liste İzlenim İnceleme Kısa Film Afiş

Hakkında Gizlilik Politikası Kullanım Koşulları Çerez Politikası İletişim Sitemap

Tüm hakları saklıdır. All rights reserved. 2016 - 2022 © kultalt.com

İstanbul