Author: Bahadır Mahmut

Murder-Set-Pieces (2004) – Nick Palumbo
Bir moda fotoğrafçısının psikolojik sıkıntılar içerisindeki çocukluğunun etkisi altında gerçekleştirdiği cinayetler silsilesi.

The Burning Moon (1992) – Olaf Ittenbach
Genç bir uyuşturucu bağımlısı, kız kardeşine uyku vakti iki korkunç hikaye anlatır. Hikayelerden biri travmaları olan bir seri katil, diğeri ise köyünü dehşete düşüren psikotik bir rahip hakkındadır.

Wings of Desire (Der Himmel über Berlin) (1987) – Wim Wenders
Damiel ve Cassiel isimli melekler, henüz duvarı yıkılmamış olan Berlin şehrinde insanları gözlemleyerek düşüncelerini dinleyebilmektedir. Damiel gördüğü bir trapezciye yakınlık hissedecek ve insanlara özgü hisleri yaşayabilmek adına ölümlü olmaya karar verecektir.

Wild Strawberries (Smultronstället) (1957) – Ingmar Bergman
Soğuk ve yalnız profesör Isak Borg Lund’a fahri doktorasını almak üzere seyahat edecektir. Birlikte yola çıktığı gelini ve yolda aldığı otostopçularla hayatını sorguladığı, sık sık geçmişe de dönüş yaşadığı bir yolculuk yapacaktır.

Dogville (2003) – Lars von Trier
Bir çeteden kaçmakta olan Grace Margaret Mulligan Colorado’da bir kasabaya sığıır. Kasabalılar önce onu kabul etmeselerde işlerinde çalıştırmaya ve benimsemeye başlarlar. Margaret’ı arayan bir ekip kasaba’ya gelince halkın tavrı keskin şekilde değişecektir.

Persona (1966) – Ingmar Bergman
Ünlü aktris Elisabeth Vogler kimsenin anlayamadığı bir sebepten tamamen sessizliğe gömülür ve doktorunun tavsiyesiyle inzivaya çekilir. Bu süreçte ona bakmakla görevlendirilen Hemşire Alma ile baş başa kalan Elisabeth arasında karmaşık bir ilişki gelişecektir.

Naked (1993) – Mike Leigh
Tecavüz suçundan dolayı yaşadığı şehirden Londra’ya kaçan Johnny eski sevgilisinin evine sığınır. Bu beklenmedik ziyaret sonrasında evde yaşayanlar ve sokakta karşılaştığı insanlar için her şey değişecektir.

Another Year (2010) – Mike Leigh
Tom ve Gerri çifti mutlu ve özenilecek bir evlilik sürmektedir. Bir yıllık süreçte farklı mevsimlerde çiftin ve yalnızlıktan muzdarip yakınlarının hayatına ışık tutulmaktadır.

The Turin Horse (A torinói ló) (2011) – Béla Tarr, Ágnes Hranitzky
Nietzsche, yolda hareket etmek istemeyen bir atın sahibi tarafından kırbaçlandığını görür. Koşarak atın boynuna sarılır ve ağlamaya başlar. Bu olay Nietzsche’nin hayatında dönüm noktası, deliliğinin başladığı an olarak yorumlanır.

Umberto D. (1952) – Vittorio De Sica
Emekli maaşıyla geçinemeyen Umberto D. ev sahibine borçlarını ödeyememektedir. Pansiyondan atılma korkusu ve geçim kaygısıyla günden güne umutsuzluğa düşen yaşlı adamı hayatta tutan tek şey köpeği olacaktır.









