Author: Bahadır Mahmut

Sunset Boulevard (Sunset Blvd.) (1950) – Billy Wilder
Senaryo yazarı Joe Gillis eski popüler günlerini geride bırakmış sesiz sinema dönemi yıldızlarından Norma Desmond için çalışmaya başlar. Norma, Joe’dan kendisini eski popüler günlerine geri döndürecek bir senaryo yazmasını ister. Joe başlarda Norma’nın fikrini değiştirmeye çalışsa da kısa zamanda karşısındakinin eski bir yıldızdan daha çok narsist, sadece egodan ibaret bir deli olduğunu anlar.

The 400 Blows (1959) – François Truffaut
14 yaşındaki Antoine Doinel söylediği yalanlar, okuldan kaçamalar ve ufak tefek hırsızlıkları ile küçük bir suçlu haline gelmiştir. Ailesinin ilgisizliği, okulun tavrı ise onu yaptıklarında tetikleyen ana unsurdur. Antoine istenildiği gibi olamamaktan suçludur. Yüzleşeceği ise hayatın bundan ibaret olduğudur.

Citizen Kane (1941) – Orson Welles
Charles Foster Kane’nin ölümü sırasında ağzından dökülen “rosebud” kelimesi bizi bu kelimenin sırrını araştıranlar tarafından Kane’in tüm hayatına tanıklık etmemzie sebep olacaktır. Paranın, kariyer ve iktidarın nasıl bir zindana dönüşütüğü Kane’nin sonu belli dramıdır.

12 Angry Men (1957) – Sidney Lumet
Babasını öldürmekle suçlanan kenar mahallenin, sabıka kaydı kabarık, zenci genci için ölüm kararı vermek, 12 kişilik jüri için oldukça kolay gibi görünse de 8 numaralı jüri üyesini her şeyin akla bu kadar yatkın olması rahatsız etmiştir.

Blow-Up (1966) – Michelangelo Antonioni
Thomas sex, müzik, uyuşturucu ve moda içerisinde kendisini kaybetmiştir. Thomas parkta yaptığı candid çekimlerin birinde bir kadın ile erkeği izlemeye alır ve fotoğraflar. Daha sonradan fotoğraflarında farkedeceği detaylar kadının bir cinayete kurban gitmiş olabileceği üzerine evrilecektir.

Au Hasard Balthazar (1966) – Robert Bresson
Marie ve sevgili eşeği Balthazar’ın hayatının bir çok noktada birbiri ile kesişir. Genel olarak yaşadıkları şey; hayat içerisinde sürüklenmek, psikolojik ve fiziksel şiddet altında hayatta kalmak zorunda olmak ve taşıyamayacakları yükler altına girmek zorunda kalmaktır.

Modern Times (1936) – Charles Chaplin
Charlie Chaplin sıradan bir fabrika işçisidir. Yaptığı sıradan cıvata sıkma işi çok basit olsa da makineleşmek bi hayli zordur. Chaplin’in dev bir fabrika içerisinde insan olarak kalmaya çalışması zamanımızı da kapsayacak şekilde sanayi altındaki ezilişimizi aydınlatacaktır.

Ran (1985) – Akira Kurosawa
Lord Hidetora Ichimonji artık savaşamayacak ve topraklarını koruyamayacak kadar yaşlanmıştır. Çözümü topraklarını 3 oğluna pay etmekte bulur. Toprak paylaşımı işleri herkes için daha kötüye götürecektir.

Ben-Hur (1959) – William Wyler
Prens Ben-Hur, çocukluk arkadaşı dönemin Roma generali tarafından tutsak alınır. Ben-Hur özgürlüğü ve intikamı için savaşacaktır. Bu mücadele içerisinde hem veba salgını hem de İsa’nın çarmıha gerilme süreci öykünün sadece diğer bileşenleri haline gelecektir.

The General (1926) – Clyde Bruckman, Buster Keaton
Johnnie Gray’in hayatının odağında iki şey vardır. Lokomotivie ve sevgili Annabelle Lee. Amerikan iç savaşının ortasında Johnnie her ikisini de kaybetmek üzeredir. Johnnie sevdikleri ve biraz da Güney Cephesi için elinden gelen her şeyi yapacaktır.









