Country: France

Fantastic Planet (1973) – René Laloux
Mavi devlerin hüküm sürdüğü sürreailistik bir gezegende, domine edilen humanoidler liderlerine karşı isyan etmeye başlar.

The Dreamers (2003) – Bernardo Bertolucci
1968 yılında Paris’te öğrencilik hayatını sürdüren bir genç, Fransız erkek ve kız kardeşler ile arkadaşlık kurar. Üçlü arasındaki ilişki zamanla çarpıklaşmaya ve derinleşmeye başlar.

Possession (1981) – Andrzej Zulawski
Anna ve Mark ayrılığın eşine gelmiş evli bir çifttir. Mark ayrılıklarının sebebini araştırmaya çalışırken Anna’nın içine düştüğü histerik ve ruhsal sıkıntılar açığa dökülecek ve Anna’nın sürrealistik sorunları açığa çıkacaktır.

Salò, or the 120 Days of Sodom (1975) – Pier Paolo Pasolini
İkinci Dünya Savaşı sırasında İtalya’da, dört faşist dokuz erkek ve dokuz kız çocuğu alı koyarak onları yüz yirmi günlük fiziksel, zihinsel ve cinsel işkenceye maruz bıraklar.

Love (2015) – Gaspar Noé
Murphy Fransa’da yaşayan bir Amerikalıdır. Elektra isimli kız arkadaşıyla birlikte yaşadıkları seks hayatlarına komşuları Omi’yi dahil etmeleriyle birlikte kısa zamanda her şey alt üst olacaktır.

Nymphomaniac: Vol. I (2013) – Lars von Trier
Nemfomanyak olan Joe’yu soğuk bir kış gecesi yakışıklı bir bekar olan Seligman, yolda dövülmüş halde Joe’yu bulur. Seligman Joe’yu evine getirip, yaralarını sarar. Joe bir yandan dinlenirken kendi hikayesini de Seligman’a anlatmaya başlar

Emmanuelle (1974) – Just Jaeckin
Bangkok’ta yaşayan Fransız diplomat ve genç eşi Emanuelle evlilik dışı ilişkiler konusunda son derece hoşgörülüdürler. Emanuelle kocasıyla birlikte olmaktan hem mutlu olup hem de çok fazla şey öğrenmesine rağmen yine de bununla yetinmeyecektir.

Irreversible (2002) – Gaspar Noé
Alex güzel bir gece ardından eve dönmek için girdiği alt geçitte darp ve tecavüze uğrar. İntikam almak isteyen eski ve yeni sevgilisi suç dünyasının içine düşeceklerdir.

The 400 Blows (1959) – François Truffaut
14 yaşındaki Antoine Doinel söylediği yalanlar, okuldan kaçamalar ve ufak tefek hırsızlıkları ile küçük bir suçlu haline gelmiştir. Ailesinin ilgisizliği, okulun tavrı ise onu yaptıklarında tetikleyen ana unsurdur. Antoine istenildiği gibi olamamaktan suçludur. Yüzleşeceği ise hayatın bundan ibaret olduğudur.

Au Hasard Balthazar (1966) – Robert Bresson
Marie ve sevgili eşeği Balthazar’ın hayatının bir çok noktada birbiri ile kesişir. Genel olarak yaşadıkları şey; hayat içerisinde sürüklenmek, psikolojik ve fiziksel şiddet altında hayatta kalmak zorunda olmak ve taşıyamayacakları yükler altına girmek zorunda kalmaktır.









