Genre: Drama

The Hill (1965) – Sidney Lumet
Kuzey Afrika’da bulunan bir askeri hapishanede tutsak olan askerlerin, otoritenin tüm yok etme ve kişiliksizleştirme yöntemlerine rağmen ayakta kalma mücadelesi içerisnde varlıklarını sürdürmeye çalışmaları.

Mercedes Mon Amour (Sarı Mercedes) (1992) – Tunç Okan
Bayram Almanya’da ki binlerce gurbetçiden sadece birisidir. Sarı Mercedes’ini alacak kadar para biriktirmesinin ardından Mercedesi ile birlikte boy gösterisi yapmak için köyüne doğru yol almaya başlar. Fakat memleket toprakları ne kendisine ne de aracına sıcak bir karşılama yapacaktır.

Battleship Potemkin (1925) – Sergei Eisenstein
Potemkin isimli Çarlık zırhlısı içerisinde bulunan askerlerin bir çok sıkıntının yanı sıra bir de yemek sıkıntısı çekmesinden çıkan bir isyanı konu almaktadır. Askerler artık daha fazla bozuk yemek yememek için ayaklanırlar, yemek yemeyi reddederler. Bu durum komutanları tarafından askeri teamüllere uygun(!) şekilde cezalandırılmak istenir. Ve sıkıntı sahil halkını daiçine alacak şekilde hızla büyür.

The Man Who Fell to Earth (1976) – Nicolas Roeg
Thomas Jerome Newton, bir başka gezegende bulunan memleketinde su kalmayınca, gezegenini kurtarma ve su bulma ile görevlendirilir. Eşi ve çocuklarını çöle dönmüş topraklarda arkasında yalnız bırakır ve seyahatinin sonunda dünyamıza düşer.

Rope (1948) – Alfred Hitchcock
Biri her ne kadar istekli olmasa da en büyük eserlerini sergilemekten çekinmeyen iki arkadaşın hikayesi. Eserleri bir cinayet. Hitchcock’ın dehasını konuşturduğu bu film işledikleri cinayetin ardından arkadaşlarının cesedi üzerinde yemek daveti veren iki arkadaşın psikolojik olarak çözümlemelerini bizlere sunuyor.

25th Hour (2002) – Spike Lee
Monty Brogan’ın hapse girmeden önceki son gününe tanıklık ederiz. Son gününü vedalaşmak ve hapse hazırlık için kara vermiş Monty aynı zamanda hapse girişine sebep olan hataları da sorgulamaktadır. Bu sorgu tabi ki öykünün ve Spike Lee’nin kabiliyetleriyle hepimize iner.

Network (1976) – Sidney Lumet
Yıllardır haberleri sunan Bay Beale, haberlerin insanların kafalarındaki büyüklük ile gerçekteki küçüklükleri arasında sıkışmıştır. Beale kariyerin mutlak zirvesindedir. Beale, yalan söylemekten sıkılmış ve tüm dünyaya gerçekleri haykırmak için patlamaya hazır bir bomba gibidir.

Brazil (1985) – Terry Gilliam
Sam Lowry iş hayatına hem psikolojik hem de dar ofisi sebebiyle fiziksel olarak sıkışıp kalmıştır. Sistemsel bir hatanın çözümü için çıktığı yol onu ve izleyici tahmin edemeyeceği kadar büyük sorunlar ve sorunların çözümsüzlüğü gerçeği ile yüzleştirecektir.

The Piano Teacher (La Pianiste) (2001) – Michael Haneke
Erika Kohut bir piyano öğretmenidir. Annesi ile yaşan Erika, aynı zamanda sex üzerine farklı saplantılar taşımaktadır. Öğrencisi Walter, Erika’nın dikkatini çeker. Çift birbirlerine karşı olan duvarlarını yıkarak kısa sürede fantazilerini açık etmeye başlayacaklardır.

Freaks (1932) – Tod Browning
Sirk trapez sanatçısı Cleopatra yine sirkte çalışan cüce Hans’a karşı ilgili duymaktadır. Bu ilgilisi çok kabul görmese de evlilik planları tüm hızıyla sürmektedir. Evlilik yemeğinden hemen önce Cleopatra ilişkisi ve asıl duyguları ile ilgili fikirlerini diğerleri ile paylaşma hatasına düşecektir.









