Nosferatu (1922) ve aynı yıl çekilen Häxan (1922) gibi izleyici üzerinde korku unsurlarıyla şok etkisi yaratan filmler sinemanın erken dönem kült filmleri arasında gösterildi. Kült kavramı zaman içerisinde ana akımdan ayrılan, rahatsız edici, istismar içerikli, yasaklı ve tartışmalı filmler ile daha fazla anılmaya başlandı. Kült kavramının ilgi çekmeye başlaması ile bu filmlerin üretimleri de önemli ölçüde arttı. Kült olma durumu ana akıma dahil olmakta zorlanan filmlerin; gelir, bilinirlik, prestij ve benzeri değerlere ulaşması için çözüm noktası haline geldi. Kült kavramı; dönem, bölge, akım ve türler üstü olması sebebiyle, kült filmin tarihsel gelişimi tüm sinema tarihine yayılır. Bu tarihsel gelişimi kısaca özetlemek için kült kavramını etkileyen önemli değişimleri belirlemek yeterlidir. Hollywood’un Altın Çağı’nda çekilen A filmlere alternatif olarak salonlarda kendilerine yer bulmaya başlayan B filmler ve B filmlerden çok daha düşük maliyetli Z filmler, kült filmlerin üretim adetlerinin artması için elverişli koşulları oluşturdu. Ana akımdan uzak olmaları sebebiyle izleyici üzerinde şok etkisi ve hayranlık oluşturacak yöntemler B ve Z filmler ile denendi. Çok fazla sayıda çekilen filmler içerisinde kült olarak nitelendirilenler, günümüze kadar bilinirliklerini korudu: The Giant Claw (1957), Plan 9 from Outer Space (1959) … İstismar sineması içerisinde kategorize edilen filmlerin birçoğu kült olarak nitelendirildi. Özellikle istismar sinemasının erken döneminde, istismar filmi ile kült film kavramları nerdeyse aynılaşmıştı: Marihuana (1936), Reefer Madness (1936), Sex Madness (1938) …
Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de başta olmak üzere sinemalarda (sonrasında ise televizyonda yerel kanallarda) gece yarısında gösterime giren Midnight Movies olarak isimlendirilen filmler, kült filmlerin gelişimi, finansmanı için önemli bir alan açtı: Freaks (1932), The Rocky Horror Picture Show (1975), Eraserhead (1977) … Amerika Birleşik Devletleri’nde Grindhouse, diğer ülkelerde ise farklı şekillerde isimlendirilen sinema salonlarının oluşturduğu yeni alt kültür film pazarı için çekilen filmler, kült filmlere önemli gişe geliri sağlayan dağıtım kanallarına dönüştü. Ana akımdan ayrılmış bu salonlar bir çok kült filmin finansmanında önemli rol oynadı: Coffy (1973), Dawn of the Dead (1978), The Texas Chain Saw Massacre (1974) … VHS’nin yaygınlaşması ile lokal dağıtım ağlarına kavuşan küçük firmaların veya kariyerinin başlangıcındaki yönetmenlerin çektiği filmler kült kavramının bağımsız film ile beslenmesine hizmet etti: Bad Taste (1987), Reservoir Dogs (1992) … Sansür kurulunun etkinliği 1970’lerde zayıflamaya başladı. Filmlerin kategorize edilerek gösterimlerine kısıtlı şekilde izin verilmeye başlanmasıyla ortaya çıkan filmler ve sexploitationların önemli bir kısmı kült film kavramı içerisinde nitelendirildi: Barbarella (1968), Emmanuelle (1974), Caligula (1979) … Telif hakları ile ilgili ihlallerin önüne geçilmesini sağlayacak yasaların yürürlüğe girmemesi sonucunda çekilen filmler (mockbusters, ripoffs, knockoffs veya remaksploitations filmler) kült kavramının yasa dışı olan bu alana doğru da genişlemesini sağladı: Batman Fights Dracula (1967), Dünyayı Kurtaran Adam (1982)… Yukarıda sıralanan kapsamlar altında çekilen filmler içerisinde çok fazla kült ve kült olmaya aday film yer aldı. Kült kavramı zaman içerisinde basit bir nitelendirmeden sıyrılarak pazarlama stratejilerinin parçası haline geldi. Kült kavramı altında; tartışmalı, sansürlü, yasaklı, erotik, bağımsız, yasa dışı, istismar, B ve Z gibi kategorize edilebilecek birçok farklı film toplanmaya başladı.
Kült filmlerin tek gerçekçi ortak özellikleri, kendisine bağlı oluşan izleyici kitlesini kaybetmeden korumaları veya zamanla arttırmaları olarak belirtilebilir. Bunun dışında aşağıda belirtilen özellikler kült filmlerde farklı kombinasyonlarda bulunabilir.